YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4162
KARAR NO : 2019/6940
KARAR TARİHİ : 04.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, tarafların müşterek murisi …’ın 2.7.2009 tarihinde vefat ettiğini, murisin ölümü ile dava dilekçesinde belirtilen taşınmazların taraflara miras yolu ile intikal ettiğini, bu taşınmazlardan 393 ada 28 parselde kayıtlı 3 numaralı bağımsız bölümün davalı tarafından bizzat oturulmak suretiyle, diğer taşınmazların ise kiraya verilmek suretiyle işgal edildiğini açıklayarak, davalının oturmak suretiyle işgal ettiği 3 numaralı bağımsız bölüme ilişkin olarak mahkemece tespit edilecek ecrimisil bedelinin ödenmesi gereken her aydan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, yine davalının kiraya vermek suretiyle işgal ettiği taşınmazlar için, davalının tahsil ettiği tespit edilen 25.062,00 TL kira bedelinin tahsil edildiği her aydan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenlerine verilmesini istemiş, yargılama sırasında 1 numaralı bağımsız bölüme ilişkin talebinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
Davalı vekili, davacılar tarafından vekil edenine gönderilmiş herhangi bir ihtarname bulunmadığını, bu nedenle kendisinden ecrimisil isteğinde bulunulamayacağını, tahsil edildiği iddia edilen kira bedellerinin iddia edilenden daha az olduğunu, 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerin kira bedellerinin vekil edeni taraından tahsil edilmediğini, muristen kalan diğer taşınmazların da davacılar tarafından kullanıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 20.137,50 TL’nin dava tarihine kadar işlemiş 3.473,67 TL faizi ve dava tarihinden sonra işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara miras hisseleri oranında verilmesine, 1 numaralı daireye ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili ile yargılama giderlerine hasren davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki anlatıma göre; dava, davalı tarafından kiracılardan tahsil edilen kira bedelinden miras paylarına isabet eden alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir.
Bu çerçevede; davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.a)Davacılar vekili dava dilekçesinde, 1475 ada 16 parselde kayıtlı taşınmaz için 1.2.2011 tarihinden dava tarihine kadar alacak isteminde bulunmuş olmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 28.2.2010 tarihinden itibaren alacak hesaplanmak suretiyle talebin aşılması doğru olmamıştır.
b.Dava konusu edilen 393 ada 28 parselde kayıtlı 4 ve 5 nolu bağımsız bölümlere ilişkin olarak ise, dava dilekçesinde, alacak talep edilen dönemler net olarak bildirilmemesine, yargılama sırasında dinlenilen tanık beyanları ve dosyaya ibraz edilen belgelere göre de kiralama süreleri duraksamasız tespit edilememesine rağmen, bilirkişi tarafından tahmini olarak hesap edilen 28.2.2010-28.2.2012 tarihleri arası alacak miktarı hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, davacı tarafa bu konudaki talebi açıklattırılmak suretiyle, taraf delillerinin eksiksiz toplanması, tanıkların bu yöne ilişkin beyanlarının alınması ondan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
c)Dava, davalı tarafından kiracılardan tahsil edilen kira alacağından miras payına isabet eden alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkin olmakla, dava konusu alacağa faiz tahakkuk ettirilebilmesi için davalının temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Tüm dosya kapsamına göre, davalının dava tarihine kadar temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğine göre, 3.473,67 TL işlemiş faiz alacağının hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, bozma nedenine göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 4.7.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.