YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4233
KARAR NO : 2019/9601
KARAR TARİHİ : 28.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkillerinin dava konusu … ili,… Köyü, 229, 230, 269 ve 270 parsellerde tapuya kayıtlı taşınmazların tam veya hisseli maliki …’ın mirasçıları olduklarını, muris……’ın ölümünden sonra dava konusu taşınmazların müvekkili de dahil yedi kardeşe intikal ettiğini, taşınmazların murisin erkek çocukları tarafından kullanıldığını, gelirinden de faydalandıklarını, müvekkilinin bu taşınmazlardan hissesi oranında faydalanmaya kalktığında erkek kardeşleri tarafından engellendiğini belirterek, davanın kabulü ile mahkemece bilirkişi marifetiyle keşif yapılmasını, ecrimisil bedeli olan 41.000,00 TL’nin dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkilline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 17.693,24 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükmün bir kısım davalılar vekili ve davalı … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2012/22206 Esas, 2013/607 Karar sayılı ilamıyla; hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ecrimisil hesabına esas alınan fındık ürününe ilişkin sadece 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin resmi verilerin istenilmiş olduğu, ecrimisile hükmedilen diğer yıllara ilişkin verilerin mevcut olmadığı, hüküm kurmaya yeterli olmadığı,bundan ayrı olarak, mahkemece, davalıların bilirkişi raporuna itirazları ve ayrıca tapu kaydında “tarla ve fındıklık” vasfında görünen taşınmazların durumu belirlenerek ve ecrimisil hesaplanan yılların tümüne ilişkin; verim, üretim masrafları, kg fiyatları vs. içeren resmi veriler temin edilerek, Yargıtay denetimine uygun bilirkişi raporu alınarak hüküm kurulması gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulu ile 15.164,55 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükmün bir kısım davalılar vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2014/6520 Esas, 2014/12930 Karar sayılı ilamı ile, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma doğrultusunda gerekli araştırmanın yapılmadığı, dolayısıyla denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bir bilirkişi raporu alındığını söyleyebilme olanağı olmadığı,bu nedenle hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, mahallinde yeniden uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak dava konusu taşınmazların niteliğinin tespit edilmesi, taşınmazların fındıklık ve tarla olarak kullanılan kısımlarının ne kadar olduğunun net olarak belirlenmesi, hangi davalının hangi taşınmazı kullandığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması, davalıların kullandıkları ya da kiraya vermek veya diğer şekilde kullandırttıkları yerler tespit edilerek, usulüne uygun şekilde yapılacak hesap ile her bir davalının tasarrufunda bulunan yerlerden sorumlu olacak şekilde ve davacının miras payına isabet eden ecrimisil miktarının belirlenmesi, diğer taraftan, 269 parsel sayılı taşınmazdaki bina yönünden intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin her türlü delille araştırıldıktan sonra, tespit edilecek ecrimisilin ayrı ayrı hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile taşınmazların nitelikleri soyut olarak belirlenip ve davalıların yazılı olduğu şekilde ecrimisilden müteselsilen sorumlu tutulmalarının doğru olmadığına işaret edilerek hüküm yine bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile davalı …’dan 2.445,20 TL, …’dan 842,50 TL, …’dan 785,20 TL, …’dan 785,20 TL ve … …’dan 842,50 TL’nin yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm Muzaffer, Hamit ve … … mirasçıları vekilleri tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
1.Bilindiği üzere; 1086 sayılı HUMK’un 5219 sayılı Yasa ile değişik 427/2 maddesi uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’den az olan davalara ait yerel mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür. Karar, davalılar … mirasçıları, Hamit ve Nurettin ve Muzaffer vekilleri tarafından temyiz edilmiş ise de, … mirasçıları,… için temyiz edilen bu miktarların temyiz kesinlik sınırı olan 2.080,00 TL nin altında kaldığı açıktır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da bir karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından (6100 sayılı Yasa’nın 3. maddesi yollamasıyla) davalılar … mirasçıları, Hamit ve Nurettin aleyhine verilen hüküm nedeniyle, bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Bir kısım davalılar vekilinin, davalı …’e yönelik hükmedilen ecrimisil alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre davalı … ile ilgili hükme yönelen temyiz itirazları yerinde görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenle, davalılar … mirasçıları, … aleyhine verilen hüküm yönünden hükmedilen miktar kesinlik sınırı içinde kaldığından 6100 sayılı HMK’nin 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 427/2 ve 432/4 maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenle davalı … aleyhine verilen hükme yönelen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün bu bölümünün ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 98,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 291,50 TL’nin temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 28/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.