Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/4255 E. 2019/6872 K. 03.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4255
KARAR NO : 2019/6872
KARAR TARİHİ : 03.07.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Men’i Müdahale

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, 8 nolu bağımsız bölümün müvekkiline ait olduğunu, davalıların dava dışı kişi ile yapılmış olan kira sözleşmesine istinaden dava konusu taşınmazı kullandıklarını belirttikleri, dava dışı kişinin kira sözleşmesi düzenlemesi için yetkilendirilen kişi olmadığını belirterek davalıların müdahalelerinin menine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili ,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddi ile Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nin 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların dava konusu taşınmazı kira ilişkisine dayalı kullandığını iddia etmemiş, davalıların fuzuli şagil olduklarını belirterek haksız müdahalenin men’i ile taşınmazın teslimine karar verilmesini istemiştir. Davalıların kira ilişkisine dayanarak kiralananı kullandıklarının kabulü sonuca etkili olup ancak işin esasının incelenmesi durumunda değerlendirilebilecektir. Bu durumda davacının iddiaları ve olayların ileri sürülüş biçimine göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu düşünülmeden salt davalıların kiracılık savunmalarına itibar edilerek, uyuşmazlığın esası incelenmeden dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine kararı verilmesi doğru değildir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 03/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.