Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/4288 E. 2019/10694 K. 28.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4288
KARAR NO : 2019/10694
KARAR TARİHİ : 28.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalının muvazaalı kira sözleşmesine dayanarak dava konusu taşınmazı kiraya verdiğini, kira sözleşmesinin mahkeme kararı ile iptal edildiğini, davalı aleyhine ecrimisil alacağının tahsili amacıyla takip başlatıldığını, bu takibe davalı tarafından haksız yere itiraz edildiğini belirterek,itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, murisin ölüm tarihinden önceki dönemlere ilişkin ürün bedeli isteme hakkının söz konusu olmadığını, ayrıca kira sözleşmesinin iptali davasında davacının taraf olmadığını, TMK’nin 559. maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının 01.05.2003 tarihinden itibaren 3 yıllık ecrimisil talebinde bulunduğunu, 6100 Sayılı TBK’nin 147. maddesine göre beş yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu, bu nedenle davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı geçmiş olması nedeniyle esasa girilmeden öncelikle usulden reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1740 parsel sayılı taşınmazın kayden muris … ’ye ait olduğu,… ’nün 26.03.2004 tarihinde ölümü ile geriye davacı ile dava dışı … , … ve … ’yü mirasçı bıraktığı anlaşılmaktadır.
Davacı alacaklı 23.06.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile 20.125,00 TL üç yıllık ürün bedeli ve 11.499,37 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz etmiştir. Davalı alacağın zamanaşımına uğradığını savunmuş, mahkemece murisin ölüm tarihinden itibaren bir ve beş yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TBK’nin 153. maddesinin 1. fıkrasının 6. bendi uyarınca alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece zamanaşımının duracağı, aynı maddenin 2. fıkrasında da; zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdüreceği düzenlenmiştir. Geçerli bir kira sözleşmesinin bulunduğu süre için ecrimisil talebinden bulunulamaz. Murisin sağlığında akdedilen 01.05.2003 başlangıç tarihli noter onaylı kira sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali için 08.11.2006 tarihinde açılan İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/439 Esas ve 2006/514 Karar sayılı dosyası ile 28.12.2006 tarihinde kira sözleşmesinin iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 21.02.2008 tarihinde kesinleştiği açıktır. Bu durumda zamanaşımı iptal hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Dava tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği söylenemez. Öte yandan; her ne kadar davacı 01.05.2003 ila 01.05.2006 arasına ait üç yıllık ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiş ise de murisin ölüm tarihi olan 26.03.2004 tarihinden itibaren kendi payına düşen ecrimisil bedelini talep edilebileceği gözönünde bulundurulmalıdır.
Hal böyle olunca; yukarıda izah edilen hususlar üzerinde durularak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 28.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.