YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/438
KARAR NO : 2019/6553
KARAR TARİHİ : 26.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.09.2017 tarihli ve 2015/8231 Esas, 2017/10999 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Davalı … tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen dava konusu 104 ada 9 ve 105 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçların vekil edeni …, 105 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki avlulu ahşap depo ve samanlığın vekil edeni …tarafından meydana getirildiğini açıklayarak muhdesatların vekil edenlerine aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar …, … ve …; 11/11/2014 tarihli duruşmada davayı kabul ettiklerini açıklamışlardır.
Mahkemece, kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … tarafından aleyhlerine yüklenen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiş, Dairemizce verilen onama kararına karşı davalı … tarafından süresinde karar düzeltme talep edilmiştir.
Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nin 326/1. maddesi uyarınca Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Kanunda yazılı hallerden birisi hiç şüphesiz Yasa’nın 312/2. maddesidir. Bu madde hükmüne göre davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu değildir. Hemen belirtmek gerekir ki; anılan maddenin uygulanabilirliği, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
Somut olaya gelince, davalıların taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında davacıların muhdesat iddiası hakkında beyanda bulunmadıkları, eldeki davada ise dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi sunmadıkları ve ön inceleme duruşmasına katılmadıkları, tahkikat aşamasının ilk duruşmasında ise, açılan davayı kabul ettiklerini beyan ettikleri görülmüştür. Saptanan bu olgular kapsamında; davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdikleri ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği kuşkusuzdur. Bununla birlikte, dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 104 ada 9 ve 105 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar davacı … (1/2), ile davacı … ve davalılar murisi … (1/2) adlarına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlıdır.
Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nin 326/2. maddesi uyarıca yargılama giderinden ve davacılar yararına takdir edilen vekalet ücretinden yukarıda ifade edilen ilkeler doğrultusunda her bir davalının sorumlu olduğu yargılama gideri ve vekalet ücretinin ayrıntılı ve infaza elverişli şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu sebeple, davalı … Vaysaoğlu’nun karar düzeltme isteğinin kabulü ile onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Vaysaoğlu’nun karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin 19/09/2017 tarihli ve 2015/8231 Esas, 2017/10999 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nun sair karar düzeltme isteklerinin reddine, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine 26.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.