Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/4797 E. 2020/3211 K. 10.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4797
KARAR NO : 2020/3211
KARAR TARİHİ : 10.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde, davalı …’ın davacının babası …’in eşi olduğunu, babası ile davalının davacıya ait … Mah 95559 ada 1 parsel ve 26 nolu bağımsız bölümde oturdukları, babası …’in 2010 yılında vefat etmesine ve çıkması için ihtar çekmesine rağmen konutu boşaltmayan üvey annesi …’ın taşınmaza elatmasının önlenmesi ile 1.000 TL ecrimisil istemiş, ıslah ile ecrimisil miktarı 13.512,18 TL’ye yükseltilmiştir.
Davalı davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, yapılan keşif esnasında konutun anahtarının teslim edildiği gerekçesi ile konusuz kalan elatmanın önlenmesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının hasta olduğu, konutu kullanmada kötüniyeti olmadığı gerekçesi ile ecrimisil isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Dava, tapuda davacı adına kayıtlı taşınmaza elatmanın önlenmesi ile ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1.Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120/1. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yer (kısım) ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, hükmedilmesi istenen ecrimisil miktarı olan 1.000,00 TL dava değeri üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, elatmanın önlenmesi yönünden harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da elatılan taşınmaz (daire) değeri bilirkişilerce 100.000 TL olarak hesaplanmasına rağmen sadece ecrimisil bedeli olarak tespit edilen 13.512,18 TL üzerinden davanın ıslah edilerek bu miktar yönünden harcın ikmal edildiği, elatmanın önlenmesi yönünden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Şu halde, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili keşif sonucu tespit edilen 100.000 TL dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
Mülkiyeti davacıya ait olan ve davalının kullanımında olan bağımsız bölüm anahtarının malik yerine komşuya bırakılmasının tek başına elatmanın son bulduğu anlamına gelmediği gözetilerek, dava konusu bağımsız bölümde davalının eşyalarının bulunup bulunmadığının denetime elverişli şekilde tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun dikkate alınmaması,
3. Dava konusu bağımsız bölümde davacının rızasıyla davalı ile davacının babası …’in birlikte oturdukları, davacının babası …’in 2010 yılında vefat ettiği, davalının ise taşınmazı kullanmaya devam ettiği, davacının taşınmazın boşaltılması yönünde davalıya Ankara 16. Noterliğinin 08.01.2014 tarihli ve 667 yevmiye nolu ihtarnamesini gönderdiği, ihtarnamede ecrimisil ödenmesi ve tahliye için 15 gün süre verildiği, ihtarın 17.01.2014 tarihinde davalıya tebliğ edildiğinin anlaşılmasına göre, ihtarname ile davacının taşınmazın kullanılmasına dair rızasını geri aldığı, davalının da ihtarnamede verilen sürenin sonra ermesi ile artık iyi niyetinin kötüniyete dönüştüğü için ihtarda verilen sürenin sonundan dava tarihine kadar hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.