Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5158 E. 2020/7150 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5158
KARAR NO : 2020/7150
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, dava konusu taşınmaza davalının tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve şimdilik 6.000 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dosya içeriği ve toplanan delillerden, 9 no’lu bağımsız bölümün davacılardan … adına kayıtlı olduğu, 11 no’lu bağımsız bölümde davacıların paydaş olduğu, 10 no’lu bağımsız bölümün ise dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu; Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.05.2012 tarihli ve 2006/287 Esas, 2012/166 Karar sayılı ilamının Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24.10.2013 tarihli ve 2013/3062 Esas, 2013/6517 Karar sayılı ilamıyla, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi konulu davada verilen hükmün, inşaatın bitim durumuna göre yükleniciye ve arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerin belirlenerek infaza elverişli hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyulmakla 2014/304 Esas numarasıyla ilgili davanın görülmekte olduğu; Mahkemece inşaat bilirkişi ile uzman hesap bilirkişisinden oluşan heyetten 22.09.2014 tarihli rapor aldırıldığı, davacıların 9 no’lu bağımsız bölümün (projeye göre 11 no’lu) boşaltılması ve ecrimisil bedeli ödenmesi yönündeki taleplerinin yerinde olmadığının mütalaa olunduğu belirtilerek, 9 no’lu bağımsız bölüme ilişkin davanın bağımsız bölümde malik olmadıkları, taşınmazın halen yüklenici adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
Somut olayda, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Mahkemece yapılması gereken iş, tasdikli mimari projeyi gözeterek, dava konusu bağımsız bölümün tasdikli mimari projede ve dolayısıyla projeye göre oluşturulan tapu kaydına göre, kimin adına kayıtlı olduğunun tespitiyle, bahsi geçen 5. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla davaya konu taşınmazın arsa sahiplerine mi yoksa yükleniciye mi ait olduğunun tespiti yönündeki karar da dikkate alınmak suretiyle, karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.