Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5270 E. 2020/5183 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5270
KARAR NO : 2020/5183
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 4/6 pay sahibi olduğu dava konusu taşınmazın davalı tarafından işgal edildiğini belirterek ecrimisil talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kardeşlerinin taşınmaz üzerindeki binayı inşa ettiğini, fiilen taksim edilip bugüne kadar taksime uygun kullanıldığını, zemin kattaki dükkanların kirasının davacı tarafından alındığını, ağabeyinin borcuna güvence olarak kendi payını davacıya sattığını ve dairede ağabeylerine tebaan oturduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
Somut olayda dava konusu 15889 parsel numaralı taşınmaz arsa vasfında olup üzerindeki zemin+3 katlı binanın 5 numaralı dairesinde davalının oturduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı, davalının kardeşleri olan dava dışı 3. kişilerle paylı maliktir. Davalı cevap dilekçesindeki savunmasında dava konusu dairede ağabeylerine tebaen, onların rızasıyla oturduğunu ve malikler arasında fiili taksim olduğunu ve davacının zemin kattaki dükkanların kirasını aldığını iddia etmesine ve tanık deliline dayanmasına karşın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken, davalı tarafa kesin süre vererek tanık isim ve adreslerini bildirmesini istemek, bildirdiği takdirde usulüne uygun tebligatla davet etmek ve dava konusu taşınmaz başında savunmaya yönelik olarak beyanlarını alıp sonuca göre karar vermek olmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.