YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5357
KARAR NO : 2018/17986
KARAR TARİHİ : 25.10.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine; birleşen dosyada davanın davalı …’a yönelik davanın reddine, diğer davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından, duruşmasız olarak davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.10.2018 Perşembe günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … ve Müşterekleri vekili Av. … geldi. Karşı taraftan ve temyiz eden davacı vekili Av. … ve davalı vekili Av. … geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; müvekkilinin maliki bulunduğu İstanbul/ Üsküdar, 3. Bölge Burhaniye Mah. Kağıtçıbaşı köyünde kain, 730 ada, 20 parselde kayıtlı binada davalılardan …’un 6 numaralı dairede, … …’ın 8 numaralı dairede, …’in 10 numaralı dairede, …’nın 12 numaralı daire ve 2 nolu bodrum katında …’in 14 numaralı dairede herhangi bir akit yapılmaksızın oturduklarını, fuzuli şagil olduklarını, ihtara rağmen taşınmazı tahliye etmediklerini belirterek; davalıların işgal ettikleri taşınmazlardan tahliyeleri ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile birleştirilen Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/491 Esas sayılı dosyasında davacı … tarafından davalı … ve … hakkında açılan davada şimdilik 2.100,00 TL ecrimisil bedeli talep ve dava edilmiştir.
Davalılardan … vekili; dairelerin müvekkili tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edildiğini belirterek davanın reddini istemiş; davalılar … … ve … vekili; taşınmazın yüklenici …’dan satın alındığını, müvekkillerinin kötü niyetli zilyet olmadıklarını belirterek davanın reddini talep etmişler; davalı … vekili ise asıl ve birleşen davada: müvekkilinin oturduğu dairenin kira paralarını …’ya ödediklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili tarafından birleşen dava davalısı … hakkında açılan davada atiye terk talebinde bulunulmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davalı … ve … yönünden 23.11.2005-13.5.2009 dönemi için ayrı ayrı 4.958,55 TL; davalı … yönünden 23.11.2005-13.5.2009 dönemi için 5,027,00 TL; davalı … yönünden 01.11.2006-13.05.2009 dönemi için 3.713.23 TL; davalı … … yönünden 13.05.2009-09.06.2009 dönemi için 137.63 TL ecrimisil bedelinin işgal ettikleri tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, davalıların işgal ettikleri taşınmazlardan tahliyelerine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalılar vekili ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; tapulu taşınmazda elatmanın önlenmesi, tahliye ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1-Davalı … …’in ecrimisile yönelik temyiz itirazlarının; 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.un 427. maddesine göre; temyize konu ecrimisil miktarı yönünden karar kesin nitelikte olduğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Diğer davalıların ecrimisile yönelik ve tüm davalıların da elatmanın önlenmesi ve tahliyeye yönelik temyiz itirazları incelendiğinde dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu Üsküdar İlçesi, Burhaniye Mahallesi, 731 ada, 20 parsel sayılı 23.818 m² alanlı tarla vasfındaki taşınmazın 390/19040 hissesinin … kızı … adına kayıtlı olup tapu kaydına göre, dava konusu bu taşınmazda birçok hissedar bulunduğu ve üzerinde yoğun yapılaşma mevcut olduğu anlaşılmıştır. Davacı kendi payına düşen bölümde yüklenici davalı … ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalayarak bina yaptırmıştır. Dava konusu taşınmazın diğer hissedarlarının, temyize konu görülmekte olan davada dava konusu yapılan bu bina üzerinde hak iddiasında bulunmadıkları anlaşılmıştır.
Bu davadan önce, davacı tarafından, davalılar … ve … aleyhine Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/157 Esas ve 2007/305 Karar Sayılı ecrimisil talepli dava açıldığı ve davalılar … ve …’dan 23.6.2005-16.11.2005 tarihleri arasındaki dönem için toplam 3098.00 TL ecrimisil bedelinin ayrı ayrı tahsiline karar verildiği, bu kararın Yargıtay onamasından geçerek 29.12.2008 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre; aynı yere ilişkin olarak önceki dönem ecrimisil bedeline ilişkin sonuçlanmış davalar bulunduğu takdirde; kural olarak önceki dönemin son dönemi için kabul edilen (ve kesinleşen) miktara ÜFE’nin tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktar, sonraki dönem ecrimisil bedelini oluşturur. Kural bu olmakla beraber sonraki dönemde taşınmazın bulunduğu yerde imar, sanayileşme, yerleşim vs. özel nedenlerle değişimden dolayı rayiç ve emsal kiralar arttığı takdirde kesinleşen döneme ilişkin değerler nazara alınmadan, toplanacak somut verilere göre yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak yeni dönem (sonraki dönem) ecrimisil bedeli belirlenerek hüküm altına alınabilir.
Hal böyle olunca, mahkemece davalılar … ve … için önceden kesinleşen mahkeme kararı gözetilerek, kabul edilen son döneme Üfe uygulanmak suretiyle; davalılar Muhsin ve Sinan için ise bu karardan ve emsallerden yararlanılarak ve her bağımsız bölümün tamamı davacıya ait olduğu kabul edilerek ecrimisil hesabı yapılması gerekirken, yazılı şekilde binadaki daire sayısına bölünerek eksik ecrimisil hesabı yapılması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (3.) bentte açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1.) ve (2.) bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz eden davalıların temyiz itirazlarının reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine,
taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 321,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 917,88 TL’nin temyiz eden davalı … ve arkadaşlarından alınmasına, 321,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 917,88 TL’nin temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 25.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.