YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5491
KARAR NO : 2020/5675
KARAR TARİHİ : 01.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu eski 2634 yeni 3217 parsel sayılı taşınmazın davalıya terminal alanı yapılması için verildiğini ancak ticari amaçlı kullanıldığının tespiti üzerine İmar Kanunu 11. madde gereğince yeniden Hazine adına tescil edildiğini, tespitler sonucunda taşınmaz üzerindeki binaların yıkılarak taşınmazın boş olarak Hazine adına tescili gerektiğini, bu nedenle taşınmaz üzerindeki binaların kal’ini talep etmiştir.
Davalı vekili; usul ve yasaya aykırı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesine göre; kamunun ortak kullanımına açık olmak üzere tapu sicilinden bedelsiz terkin yapılan taşınmazın satılmayacağı ve başka maksatla kulanılamayacağı ileride imar planı değiştirilerek özel mülkiyete konu olacak hale getirildiğinde veya imar planı değitşirilmeden terk edildiği amaç dışında kullanıldığı takdirde tekrar aynı şartlarla ve idari yoldan Hazine adına tescil edileceği, bu madde karşısında Mahkemece yapılacak bir işlem olmadığı gerekçesiyle dava konusu hakkında karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; amaç dışı kullanıldığından mülkiyet hakkına dayalı kal istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz evveliyatında Hazine adına kayıtlı iken terminal yeri yapılmak üzere davalı Belediyeye verilmiş, Belediyece dava konusu taşınmazın veriliş amacı dışında kullanılması üzerine 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesi gereğince idari yoldan Hazine adına yeniden tescil edilmiştir. Davacının talebi ise hazine adına idari yoldan tescil edildiği halde davalı tarafından yapılan taşınmaz üzerindeki yapıların yıkılmaması nedeniyle mülkiyet hakkına dayalı kal talebidir.
Bilindiği üzere; 29.06.1938 tarih 3533 sayılı Yasa’nın 1. maddesi uyarınca, umumi mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya belediye veya hususi idarelere ait daire müesseseler arasındaki ihtilafların tahkim yolu (hakem sıfatıyla) ile çözümlenmesi gerekeceği muhakkak olup eldeki davanın taraflarının anılan yasının 1. maddesinde belirtilen kuruluşlardan olduğu da sabit ise de 03.07.2003 tarihinde kabul edilip 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile 3533 sayılı Yasa’nın 4. maddesi hükmü değiştirilmiş, taşınmazın aynı ile ilgili uyuşmazlıkların bu maddenin kapsamı dışına çıkarılarak genel mahkemelerde çözüme kavuşturulacağı hükme bağlanmıştır.
Bu düzenleme doğrultusunda eldeki dava; … ve Belediye arasında görülen taşınmazın aynına dayalı kal talebine ilişkin olup genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecek bir davadır. Davalı tarafından dava konusu taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesi gereğince amacına aykırı olarak kullanıldığı ve taşınmaz üzerine binalar yapıldığı da sabit olmakla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile dava konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nin 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 01.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.