YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5576
KARAR NO : 2020/6670
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, vekil edenlerinin 2/3 hisse ile maliki olduğu 75 parsel sayılı taşınmaza, komşu 76 parsel maliki davalının ev ve muhtelif işletmeler açmak suretiyle haksız müdahalede bulunduğunu açıklayarak, şimdilik 15.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimsil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu 493 ada 75 parsel ile davalıya ait aynı ada 76 parselin 1998 yılında imar uygulamasına tabi tutularak sırasıyla 2373 ada 2 ve 1 parseli oluşturduğu, davacılar her iki imar parselinin paydaşı iken davalının yalnız 1 parselde paydaş olduğu, bu dönemde 1 parsel sayılı taşınmaza 2 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olacak şekilde halı saha inşa edildiği, 2004 yılı itibariyle davalının halı sahayı işletmeye başladığı, bilahare Konya İdare Mahkemesinin 2000/45-2001/881 sayılı, 30.05.2002 kesinleşme tarihli kararı ile imar uygulamasının iptaline, Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/196-2008/54 sayılı, 13.02.3009 kesinleşme tarihli kararı ile de kadastral parsellerin ihyasına karar verildiği, eldeki dava davacıları tarafından davalı aleyhine ikame edilen elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal talepli davanın yargılaması neticesinde verilen Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/287- 2012/473 sayılı kararında, davanın kabulü ile 12.05.2004-12.05.2009 arası dönem için, imar durumuna göre hesap edilen, ecrimisil alacağının hüküm altına alındığı, sözkonusu kararın icrası neticesinde 03.01.2014 tarihinde tecavüzlü alanda bulunan muhdesatın yıkıldığı, eldeki davada Mahkemece aldırılan fen raporlarında davalının kullanımında bulunan alanın davacılara ait taşınmaza; kadastral duruma göre 521,68 m2, imar durumuna göre ise 207,61 m2 tecavüzlü olduğunun bildirildiği, Mahkemece, sonradan iptal edilen idari işlemden dolayı tecavüz miktarının artması nedeniyle davalıya kusur izafe edilemeyeceği, önceki döneme ilişkin açılan davada da aynı esasın kabul edildiği gerekçesiyle, 12.05.2009-03.01.2014 arası dönem için imar durumuna göre tecavüzlü olduğu tespit edilen 207.61 m2 üzerinden taşınmazdaki hisseleri oranında davacılar lehine ecrimisile hükmedildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/196-2008/54 sayılı, 13.02.2009 kesinleşme tarihli kararı ile kadastral parsellerin ihyasına karar verildiğine, eldeki davada ihya sonrası dönem için ecrimisil istendiğine göre; Mahkemece kadastral parseller esas alınarak ecrimisile hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.