Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5623 E. 2020/5236 K. 22.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5623
KARAR NO : 2020/5236
KARAR TARİHİ : 22.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Men’i Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatma yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … vekili, mirasen intikal eden dava konusu 8 nolu meskenin diğer mirasçı davalı … tarafından davalı …’e kiraya verildiğini, davacının bu kiralamada izni ve rızası bulunmadığı gibi ihtarnameye rağmen meskenin boşaltılmadığını açıklayarak davalıların dava konusu taşınmaza elatmasının önlenmesi ile dava tarihinden geriye 5 yıllık süreyi kapsar şekilde hesaplanacak ve davacının hissesine isabet eden 8 nolu mesken için şimdilik 5.000,00 TL ecrimisilin işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. 27.06.2014 tarihli dilekçeyle elatmanın önlenmesi yönünden dava değeri 40.000,00 TL olarak bildirilmiş, keşifle belirlenen 220.000,00 TL değer yönünden 11.11.2015 tarihinde harç tamamlatılmıştır. Ecrimisil yönünden 22.06.2015 tarihli harcını yatırmak suretiyle sundukları dilekçeyle talep miktarı bilirkişi raporu doğrultusunda 6.890,40 TL’ye yükseltilmiştir.
Davalı … vekili, davacının muhtelif zamanlardaki borçlarından dolayı davalıdan aldığı borç paralar için bir dönem 8 nolu daireyi kullanmasına müsaade ettiğini, zaman zaman 8 nolu daireyi müvekkilinin kiraya verdiğini, davacının davalıdan aldığı borç paraları geri ödemediğini, intifadan men talebinin noter ihtarıyla gerçekleştiğini, bu nedenle davacının geriye yönelik 5 yıllık ecrimisil bedelini isteyemeyeceğini, hali hazırda davalının davaya konu daireden istifade etmediğini, daireyi işgal eden diğer davalının işgali sonlandırdığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davası yönünden yargılama aşamasında dava konusu taşınmaz davalı … tarafından boşaltıldığından ve dava konusuz kaldığından bu hususta esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil istemi yönünden davanın kabulüne, 6.890,00 TL ecrimisil bedelinin 28.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120/1. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Somut olayda, davacının meskende paydaş olduğu gözetildiğinde dava değerinin buna göre hesap edilmesi gerekir. Bu kapsamda elatmanın önlenmesi isteği için (220.000,00×1/5) 44.000,00 TL ile ecrimisil isteği yönünden paya göre hesap edilen 6.890,40 TL toplamı olan 50.890,40 TL dava değeridir. Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinde pay yerine taşınmazın tamamının dava değerine eklenmesi (220.000,00 TL+6.890,40 TL) ve bu toplam değer üzerinden vekalet ücreti tayini hatalı olmuştur. Ne var ki, açıklanan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte açıklanan sebeple davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hüküm fıkrasının beşinci bendinde geçen “19.563,40-TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine ” 5.897,94 TL” ibaresinin yazılmasına 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarda (1.) bentte gösterilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.