YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5675
KARAR NO : 2020/4862
KARAR TARİHİ : 07.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil Ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davacı adına kayıtlı 2954 ve 2957 parselde kayıtlı taşınmazlara davalının yol geçirmek, 3 adet elektrik direği dikmek ve tel geçirmek suretiyle işgal ettiği, ayrıca bu kısımlardan kum çıkarmak suretiyle toprak kaymasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini davaya konu taşınmazda davalının işgalinin sonlandırılarak, üzerindeki yapıların kal’ini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 03.09.2004 tarihli muvafakatnameyle davalının ihtiyacı olan elektrik direği ve hattın taşınmazdan geçirilmesine kum ocağındaki faaliyeti sona erene kadar izin verildiği, 16.05.2010 tarihli sözleşmeyle davacının elektrik direkleri ve hattan dolayı zararı nedeniyle davalı tarafından ödeme yapıldığı ve bu tarihten sonra her yıl için yol kullanımı ve elektrik direği geçirme parası olarak 2000 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı,2012 yılında sel felaketi sebebiyle davacının taşınmazlarının zarar gördüğü gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin dava konusu 2957 parsele ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin 2954 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden davaya konu 2954 parselin tarla vasfıyla davacı adına kayıtlı olduğu, keşif sonrası düzenlenen fen bilirkişi raporuna göre, 2954 parselin krokide A ile gösterilen kısmının sel suları ve taşkınlar sebebiyle dereye gittiği, B ile gösterilen kısmının toprak yığını olduğu, davaya konu taşınmaz üzerinde elektrik direği olmadığı fakat iki elektrik direği arasındaki hattın 2954 parsel üzerinden geçtiği ve halen mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Şöyle ki, dosya kapsamına göre, davacının tapu maliki olduğu, davalının tapudan kaynaklanan bir hakkı olmadığı, davacının 03.09.2004 tarihli noter huzurunda imzalamış olduğu muvafakatname ile, davaya konu taşınmaz üzerinden davalının ihtiyacı olan elektrik direği ve havai hattın davalının ihtiyacını gidermek üzere ücretsiz olarak geçirilmesine muvafakat ettiği, davalı tarafından dosyaya üç adet adi yazılı ve tarihsiz sözleşme sunulduğu, bu sözleşmelerde davacının kiraya veren, davalının da kiralayan sıfatıyla imzalarının yer aldığı, davacı tarafın bu belgelere itirazı olmadığı fakat kendisine ödeme yapılmadığına yönelik itirazı olduğu, bu sözleşmelerden ilkinde, 16.05.2010 tarihine kadar davacının tüm alacaklarının ödendiği, 16.05.2010 sonrası için her sene kullandığı müddetçe 2000 TL kira ödeneceğinin kararlaştırıldığı, daha sonra imzalanan sözleşmede 20.06.2010-20.06.2011 arası dönem için 2000 TL kira bedelinin ödendiğinin belirtildiği, son imzalanan sözleşmede ise 20.06.2011-20.06.2012 arası dönem için 2000 TL kiranın ödendiğinin belirtildiği, 22.10.2012 tarihinde sel felaketi nedeniyle davalıya ait işletmenin faaliyetinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının eldeki davayı açmakla muvafakati geri aldığı, ayrıca muvafakatin davalının işyeri faaliyeti sona erene kadar devam edeceği 03.09.2004 tarihli muvafakatnamede kararlaştırıldığından, davalının işyeri faaaliyetinin de 22.10.2012 tarihinde sona erdiği her iki tarafın da kabulünde olduğundan, davacının mülkiyet hakkına dayanan elatmanın önlenmesi kabulüne karar verilmesi, işyeri faaliyetinin sona erdiği tarih ve davacının talebi de dikkate alınarak davacı lehine ecrimisile hükmedilmesi, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, davalının işyeri faaliyeti devam ederken kullandığı elektrik direklerine ait havai hattın, işyeri faaliyeti sona ermiş olsa bile, davaya konu 2954 parsel üzerinden geçtiği sabit olduğuna göre, havai hattın kaldırılmasına yönelik kal talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin dava konusu 2957 parsele yönelik temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.