YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5724
KARAR NO : 2020/5764
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar dava dilekçesinde; davacılar ve davalı …’nin dava konusu 404 ada 19 parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 nolu bağımsız bölüm ile 206 ada 41 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 nolu ve 12 nolu bağımsız bölümlerin paylı malikleri olduğunu, davacıların murisi …’ın 1991 yılında geçirdiği kaza nedeniyle kendini idare edemeyecek hale geldiğini ve davalı …’nin 12 nolu bağımsız bölümü mesken olarak kullanmak suretiyle, 10 nolu dükkanı ve 1 nolu konutu kiraya vermek suretiyle tasarruf ettiğini ve davacılara payını vermediğini bu nedenle 05.02.2009- 05.02.2014 tarihi itibariyle fazlaya dair hakları saklı tutularak aylık 13.760,00TL ecrimisil bedelinin dönem sonları itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesi istenmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; 206 ada 41 parsel 12 nolu bağımsız bölümün ruhsatsız olduğunu bu taşınmazdan herhangi bir kira geliri elde etmediğini, 10 nolu bağımsız bölümde ki dükkanın kiracısının kira bedelini ödemediğini , 1 nolu bağımsız bölümün 600 TL kirası olduğunu davacıların murisi …’ın 07.10.2013 tarihinde vefat ettiğini, davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili, 25.02.2016 tarihli celsede 206 ada 41 parselde kayıtlı taşınmaz da bulunan 12 nolu bağımsız bölüme ilişkin taleplerini geleceğe bırakıldıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece; 12 nolu bağımsız bölüme ilişkin tapu kaydı olmaması nedeniyle geleceğe bırakılmasına, 404 ada 19 parselde kayıtlı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölümün 24.12.2013-06.02.2014 tarihleri arasında davacıların murisinin payı göz önünde bulundurularak tahakkuk etmiş olan 215,92 TL’nin kademeli olarak yasal faiziyle birlikte davacılara payları oranında verilmesine, 206 ada 41 parselde kayıtlı taşınmazın 1 nolu bağımsız bölümün 24.12. 2013- 06.02.2014 tarihleri arasında davacıların murisinin payı göz önünde bulundurularak tahakkuk etmiş olan 137,03 TL’nin kademeli olarak yasal faiziyle birlikte davacılara payları oranında verilmesine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, taşınmazı kullanması nedeniyle hak sahibi olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Somut olaya gelince; dosya içeriğinden davalının dava konusu taşınmazları kiraya verdiği sabittir ve kira sözleşmesinin geçersizliği ileri sürülmemiştir. Bu durumda kiraya verilen gayrimenkullerden intifadan men şartı aranmayacağından ve dosya içerisinde yer alan dava dilekçesinde dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedeli istendiğinden davacı paydaşların payları gözetilmek suretiyle ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihtar tarihi sonrası için ecrimisile kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 05.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi