YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5747
KARAR NO : 2020/6479
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; müvekkilinin murisi …’den kalan, … ili … mah. 20496 ada 1 parselde kayıtlı depolu dükkan için 2012 ve 2013 yılları için davalı anne ve kardeşlerinden, … mah. 30694 ada 3 parsel sayılı taşınmazda yapılı evlerde murisin ölümünden beri oturan anne … ile kızları … ve …’dan, yine … mah. 5045 ada 78 parselde kayıtlı bağımsız bölüm mesken vasıflı daire için ise davalı … ile oğlu …’den ecrimisil talep etmiştir.
Davalılar vekili; … mahallesi 3 parselde ve Şemsi Tebrizi mahallesi 78 parselde bulunan evler yönünden ecrimisil talebinin intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle reddini, … mahallesi 1 parselde kayıtlı kiraya verilen dükkan bakımından ise 2013 yılının kirası müvekkillerince henüz tahsil edilmediğinden, davacı tarafından tahsil edilmesi gerektiğinden bahisle anılan yıl bakımından ecrimisil talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda her üç taşınmaza ilişkin talep bakımından da kısmen kabul kararı verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı ve davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin vekalet ücreti ve ecrimisil yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi uyarınca; müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek avukatlık ücretine hükmedileceği hüküm altına alındığından, Mahkemece toplam reddedilen miktar üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, … mahallesindeki 20496 ada 1 parseldeki dükkanın davacı dışındaki murisler tarafından dosya içerisinde bulunan sözleşmeye göre 01.04.2012 tarihi itibariyle 1 yıl süreyle kiraya verildiği, yine davalılar vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde aynı yerin 2013 yılı için de kirada olduğu ancak 2013 yılının kira bedelini henüz tahsil edemediklerini belirtmesi karşısında, Mahkemece davacının payı oranında 01.04.2012-01.04.2013 tarihleri arasında ecrimisil miktarına hükmedilmesi, ancak 02.04.2013-30.09.2013(dava tarihi) tarihleri arasında ecrimisile hükmedilmemesi, davacının talebinin 2013 yılının tamamını kapsadığı göz önüne alındığında doğru olmamıştır.
3. Davalılar vekilinin intifadan men şartı yönündeki temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kural olarak paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi için, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak istediğini davalı paydaşa bildirmesi gerekir. İntifadan men, dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir ve yemin dahil her türlü delil ile ispatlanır.
Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yukarıdaki ilkeler çerçevesinde tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerle somut olay değerlendirildiğinde; davacı ve davalıların Karatay … mah. 30694 ada 3 parsel sayılı taşınmazda yapılı evlerde ve … mah. 5045 ada 78 parselde kayıtlı bağımsız bölüm üzerinde elbirliği ile malik oldukları, 3 sayılı parseldeki evlerde davalı anne ve kardeşlerin oturduğu, 78 parsel sayılı meskende ise davadan 6 ay öncesine kadar davalı diğer kardeşin oturduğu, dolayısıyla söz konusu taşınmazlardan ecrimisil talep edilebilmesi için intifadan men etmesi gerektiği ve bu koşulun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; 30694 ada 3 parsel ve 5045 ada 78 parsel yönünden ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı ve davalılar vekilinin yukarıda 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı ve davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 21.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.