YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5869
KARAR NO : 2020/6061
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı; Gerede ilçesi … Köyü 1231 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın tapuda muris dedeleri … adına kayıtlı bulunduğunu, dava konusu taşınmazda paydaş olduklarını, davalının diğer paydaşlardan muvafakat almadan ahır inşaatına başladığını bu nedenle, müdahalenin menine ve betondan yapılmış kolonlar ve tuğla duvarların kal’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin yaptığı inşaat için diğer hissedarlardan izin aldığını, hatta davacıdan da sözlü olarak muvafakat aldığını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi, kal talebine ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; Mahkemece davacının ortak murise ait taşınmaza ev yapıp kullanmakta olduğu buna karşılık eş değer bir taşınmazda davalının yaptığı kümese önce rıza gösterip, sonrasında yapılan basit bir yapı nedeniyle dava açması iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi davası olduğundan ve dava konusu taşınmazda davacının kullanabileceği bir alan olduğundan müdahalenin meni davasının dinlenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, gerekçede hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan Yerel Mahkeme hükmünün gerekçesinin düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.