YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5911
KARAR NO : 2020/6662
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili müvekkilinin; … ili Merkez ilçesi … köyü … mevkiinde bulunan 1084 parsel sayılı taşınmazın davalı ile birlikte paylı maliklerinden olduğunu, davalının köyden tarlaya giden bir kısmının Hazineden bir kısmının da müşterek taşınmazdan geçen tarla yolunu 15 Haziran 2011 tarihinde tel çit ile kapattığını, müvekkilinin tarlasına gidecek başka yolunun olmadığını yol açılmaz ise müvekkilinin tarlasına gidemeyeceğini, ve büyük zarara uğrayacağını,davalı ile müvekkilinin kullandığı yerlerin fiili olarak belirlendiğini, davalı müvekkilinin kullandığı yerin bir kısmına tel çekerek müdahalede bulunduğunu, davalının 40 yıldır müşterek taşınmazdan geçen tarla sulama ve sel sularının tahliye arkına iki tarafına taş duvarla çevirerek müdahale ettiğini ve arkı daralttığını, bundan dolayı müvekkilinin taşınmazının sel sularından zarar gördüğünü, tarla yolunun kapatılmasından dolayı müvekkilinin tarlasına gidemediğini, ekmiş olduğu ekininin bakımını yapamadığını, bundan dolayı müdahalenin menine ve yoldaki ve tarladaki tel çitin, su arkında ki taş duvarın kal’ine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacının iddia ettiği yerin yol olmadığını davacıya ait yere müdahalede bulunmadığını, su arkının etrafının taşlarla düzenlediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2013/8920 Esas 2013/12964 Karar sayılı ilamı ile paydaşlar arasındaki elatmanın önlenmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlığın M.K’nin müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, tekrar yargılama yapılarak davanın kısmen kabulüne, davalının 28.01.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda B harfiyle gösterilen yere tel çekmek suretiyle yapmış olduğu müdahalenin men’ine, su arkına taş doldurulmak suretiyle ile yapmış olduğu müdahalenin men’ine, taşların toplanmak suretiyle kal’ine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi, kal talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava konusu 1084 parsel sayılı taşınmazda yer alan su arkına davalı tarafından yapılan müdahalenin, 02.02.2015 tarihli ziraat bilirkişi raporunda sulamayı kısıtlayıcı veya taşkına sebep olacak bir hal arz etmediği ve su arkının tarlaya giriş yolundan itibaren taşlarla muhkem hale getirildiği, davalı tarafından su arkına her hangi bir zarar verilmediği belirtilmiştir. Bu durumda Mahkemece su arkına taş doldurmak suretiyle davalının yapmış olduğu müdahalesinin men’ine ve taşların toplanmak suretiyle kal’ine karar verilmesi isabetli olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının 1. bentte yazılı nedenlerle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.