Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5919 E. 2020/7070 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5919
KARAR NO : 2020/7070
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın … yönünden reddine … yönünden kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili; tarafların dava konusu taşınmazda müşterek malik olduğunu, vekil edeni ile davalılardan …’in 12.08.2009 ‘da boşanmış olduğunu, bu tarihten sonra aralarında herhangi bir anlaşma olmamasına rağmen davalıların dava konusu taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, tüm uyarılara rağmen haksız işgale son verilmediğini bildirerek 12.08.2009’dan itibaren ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; ecrimisil talep edilen döneme ilişkin zamanaşımı def’inde bulunmuş, dava konusu edilen mesken nitelikli taşınmazın iki ayrı bölüme ayrıldığını, davacıya ait olan bölümün kullanılmadığını, intifadan men koşulunun oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı … yönünden davanın reddine, davalı … yönünden, davanın kısmen kabülü ile; 09.03.2015-14.12.2015 dönemi için 8710,10 TL ecrimisilin dava tarihi olan 14/12/2015 tarihinden yürüyen yasal faizi ile bu davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; bilindiği üzere, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup,25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir.
Açıklanan bu ilke ışığında somut olaya gelince; her ne kadar Mahkemece intifadan men koşulunun eldeki davada davacı tarafından açılmış bulunan ortaklığın giderilmesi davasında dava dilekçesinin davalılara tebliğ tarihi olan 09.03.2015 tarihinde gerçekleştiğinin kabulü ile davanın davalı … yönünden kısmen kabulüne ve fiili taksimin varlığına değer verilerek davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; tüm dosya kapsamı incelendiğinde, Ümraniye 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/109 Esas sayılı dosyasında davalıların babası …’ün sanık, müştekinin eldeki davada davacı olduğu; Mahkemece ‘…tüm dosya kapsamından, sanığın müştekiyi telefonla hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ettiği sonucu vicdani kanaatine varılmakla” mahkumiyetine karar verildiği, iş bu davada dinlenen davacı tanığının anlatımından da davacının tehdit edildiği için evine gidemediğini beyan ettiği belirlenmiş, belirlenen bu sonuçlara göre; taraflar arasında dava konusu gayrımenkulün kullanımına yönelik çekişmenin ortaklığın giderilmesi davasından çok öncesine dayandığı, bu çekişmenin ceza yargılamasına da konu olduğu, gayrımenkuldeki kullanımın sadece davalı … tarafından değil, diğer davalı … tarafından da olduğu kabul edilmiş; bu kabule göre gayrımenkulün tamamının getireceği ecrimisil bedelinin hesaplanıp, davalının zamanaşımı defi de dikkate alınıp, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının 2. bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının 1. bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 149,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 445,99 TL’nin temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.