Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6447 E. 2020/7098 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6447
KARAR NO : 2020/7098
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Tescil, Elatmanın Önlenmesi, Yıkım

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, vekil edeninin mülkiyetinde olmasına rağmen kadastro tespiti sırasında davalı adına yazılan 107 ada 197 parselin tapu kaydının tamamen iptaliyle 107 ada 198 sayılı parsele ilavesine tapu kaydının bu şekilde düzeltilmesine, bu düzeltme doğrultusunda müvekkilinin parseline yapılan müdahalenin menine, yapılan kaptaşın (deponun ) ortadan kaldırılmasına (yıkılmasına), müvekkiline ait suya ve taşınmazda bulunan çeşmeye vaki müdahalenin menine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair verilen ilk kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi davacının meni müdahale ve kâl talepleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediğinden bahisle kararı bozmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilerek devam eden yargılama neticesinde, davanın kabulü ile, l07 ada 197 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının l07 ada l97 parselde tapuya kayıtlı taşınmaza yapmış olduğu haksız müdahalenin menine, taşınmaza yapılan kaptaşın ( depo) nun kâl’ine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil, müdahalenin önlenmesi ve kâl istemlerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin müdahalenin men’ine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dava dilekçesinde “..müvekkilime ait suya ve taşınmazda bulunan çeşmeye vaki müdahalenin men’ine karar verilmesi” şeklinde talepte bulunulduğu halde, Mahkemece bu talepler hakkında herhangi bir inceleme, araştırma yapılmaksızın bahsi geçen taleplere ilişkin olumlu olumsuz açık bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
O halde Mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen su deposu ve çeşmeye ilişkin tarafların varsa eksik delilleri toplanarak HMK mad. 297/2 uyarınca açık bir karar verilmesi gerektiğinden karar bozulmuştur.
SONUÇ: Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, diğer temyiz itirazlarının (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.