YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6582
KARAR NO : 2020/6351
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 2841 ada 20 parselde kayıtlı 13 numaralı meskenin davalılardan … tarafından kullanılması sebebiyle, davalılardan …’in müdahalesinin önlenmesine, murislerinin ölüm tarihi olan 26.04.2011 tarihinden itibaren miras payı oranında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000 TL ecrimisilin faiziyle tahsilini talep etmiş, yargılama devam ederken davacı vekili diğer davalılar … ve …’a karşı açmış olduğu davaları takipsiz bıraktıklarını beyan etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalılardan …’e karşı açılan davanın kabulü ile, 5.823,50 TL’nin rapordaki dönem ve miktarlar dikkate alınarak işleyecek dönemsel faiziyle tahsiline, davaya konu taşınmazın davacı hissesine (17/80) davalı tarafından yapılan müdahelesinin önlenmesine, diğer davalılara karşı açılan dava takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.
Somut olaya gelince, davaya konu 2841 ada 20 parselde kayıtlı 13 numaralı meskenin 52520/212992 hissesinin tarafların murisi … adına, 52520/212992 hissesinin tarafların diğer murisi … adına kayıtlı olduğu, davaya konu taşınmazın dava dışı paydaşlarının da bulunduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davaya konu taşınmaz için muris …’ın vefat tarihi 26.04.2011 ile dava tarihi arasındaki dönem için …’ın veraset ilamına göre davacının hissesine düşen ecrimisil tutarının 3.749,25 TL olarak, muris …’nin vefat tarihi 01.04.2014 ile dava tarihi arasındaki dönem için …’nin veraset ilamına göre davacının hissesine düşen ecrimisil tutarının 2.074,25 TL olarak hesap edildiği, davacının toplam 5.823,50 TL ecrimisil alacağı bulunduğunun belirlendiği, davaya konu taşınmazda tarafların murisleri dışında dava dışı paydaşlar olduğu nazara alınmadan, ayrıca elatmanın önlenmesi yönünden mahkemece, davacının davaya konu taşınmazda 17/80 hisse sahibi olduğu belirtilerek bu hisseye vaki elatmanın önlenmesine karar verildiği, fakat 17/80 hissenin neye göre belirlendiğinin yeterince açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, Mahkemece, tarafların murislerinin tapudaki payları ile davacının miras hissesi gözetilmek suretiyle müdahalenin meni ile ecrimisil talebi hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu husus gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, HMK’nin 297/2. maddesi gereğince; mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları tek tek belirtmesi gerekir. Aksi halde hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur. Bu nedenle, mahkemece hükmedilen ecrimisilin dönemsel yasal faiziyle tahsiline karar verildiğine göre, dönem sonlarının hükümde açıkça belirtilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 388/4. ve 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.