Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6591 E. 2020/6641 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6591
KARAR NO : 2020/6641
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davaya konu 101 ada 15 parselde kayıtlı taşınmazda davalının hissesi olmadığını, buna rağmen tarlayı sürmek suretiyle müdahalesinin devam ettiğini, bu nedenle davalının haksız elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davaya konu taşınmazda kayden malik olmadığını ancak tarafların ana bir baba ayrı kardeş olup, davalının 50-60 yıldır davaya konu taşınmazın fen bilirkişi raporunda belirlenen kısımları kullanmak suretiyle fiili kullanım durumunun oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Mülkiyet hakkı, gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı, herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
Somut olayda, davaya konu 101 ada 15 parselde kayıtlı tarla vasıflı taşınmazda davacının 12600/188160 hisse sahibi olduğu, davalının taşınmazda kayıttan kaynaklı bir hakkının mevcut olmadığı anlaşıldığına göre; davacının elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenle, davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.