YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6614
KARAR NO : 2019/8891
KARAR TARİHİ : 10.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu dava konusu 3 parsel no’lu taşınmaza davalıların tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin taşınmazı iktisap ettiği 04.07.2002 ile taşınmazı sattığı 02.03.2011 tarihleri arası dönem için, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL ecrimisilin yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir .
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının taşınmazı üçüncü kişiye sattığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1.Hukuk Dairesince karar, mahkemece eldeki davanın ecrimisil talepli olduğu göz ardı edilerek hukuki nitelendirilmede hata yapıldığı gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delilerden dava konusu 571 metrekare alanlı, arsa nitelikli taşınmazı davacı …’ın 04.07.2002 tarihinde iktisap ettiği, 02.03.2011 tarihinde satmış olduğu, dosya ekinde bulunan … 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/25 – 2010/88 D…. sayılı dosyasında tespit edildiği üzere dava konusu parselden su hattının geçirildiği sabittir .
Mahkemece 05.11.2015 tarihli bilirkişi heyetince düzenlenmiş rapor esas alınarak 175.600 TL ecrimisile hükmedilmiştir . Bahsi geçen heyet raporunda davacı ile dava dışı kişi arasında düzenlenmiş olan ve 2007 yılı için aylık 3.500 TL kira bedeli hususunda anlaşılmış olan ilgili kira kontratı, davacıya ait dava konusu taşınmazda haksız işgal gerçekleşmeseydi davacı yanın anılan taşınmazdan, kira sözleşmesindeki kira bedelini on yıllık kira süresi boyunca elde edebileceği, haksız işgal nedeniyle kira sözleşmesinin feshedilmiş olduğu gerekçesiyle baz alınmıştır. Dava sürecinde gerek bozma öncesinde gerekse bozma sonrasında alınan raporlarda dava konusu taşınmazın ecrimisil hesap edilecek 2006 – 2011 dönemi ecrimisil miktarı saptamasında farklı bilirkişi heyetlerince ilk dönem için aylık 1.000 TL ve 1.250 TL gelir getirebileceği hesaplanmış olmasına karşın mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin davacı yanın dava dışı kişiyle yapmış olduğu ve haksız fiil niteliğindeki elatma olgusu nedeniyle feshedilmiş olan kira kontratı baz alınarak hesaplama yapılmış olması, davalı yanın işgalinin su borusu geçirilmek suretiyle olduğu ve bu bahisle taşınmazın yüzeyinin kullanımının mümkün bulunduğu hususu da gözetilmeksizin hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Yasa’nın Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 10.10. 2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.