YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6622
KARAR NO : 2020/6925
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisinden kalan dava konusu taşınmaz üzerinde davalının mandırasının bulunması nedeniyle elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince, son celseden bir gün önce vekaletname ve mazeret dilekçesi sunduklarını, mazeret hakkında karar verilmeden yokluklarında davanın kabulüne karar verildiğini, gerekçeli kararın davalı asile tebliğ edildiğini belirterek temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil talebine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun’un “Hukuki Dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, 6100 sayılı Kanunun 150. maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği incelenerek; mazeretin kabulü ya da reddine göre dosyanın işlemden kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verilecektir.
Somut olayda, davalı vekili 23.05.2016 tarihinde mazeret dilekçesi ve vekaletnameyi dosyaya sunmuş, aynı gün vekalet harcı ödenmiştir. Ne var ki Mahkemece, 24.05.2016 tarihli oturumda davalı vekilinin mazeret dilekçesine değinilmediği gibi, mazeretin reddi veya kabulü hakkında da karar verilmemiş olup, davalının yokluğunda davanın kabulüne karar verilmesi ve dosyaya usulüne uygun vekaletname sunulmasına rağmen gerekçeli kararın davalı asile tebliğ edilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.