Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6627 E. 2020/6921 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6627
KARAR NO : 2020/6921
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait 889 ada 104 parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını belirterek, elatmanın önlenmesine ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5000 TL ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen, davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasındaki beyanlarında, dava konusu taşınmazı davalıdan kiraladıklarını, ihtarnameden sonra kullanmadıklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, davalıların müdahalesinin önlenmesine, 4.800 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faziiyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda, dava konusu 889 ada 104 parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığı belirtilerek elatmanın önlenmesi ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5000 TL ecrimisil talep edilmiş, dava değeri 10.000 TL olarak gösterilmiş, dava harcı bu değer üzerinden yatırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın değeri ve talep edilen dönem için hesaplanan ecrimisil üzerinden eksik harç hükümde tamamlatılmasına rağmen, davacı tarafından harcı tamamlanmayan dava değeri üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 5. bendinde yer alan “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan … ye göre tayin ve takdir edilen 12.540,08 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan … ye göre tayin ve takdir edilen 1800 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.