Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6628 E. 2020/7235 K. 16.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6628
KARAR NO : 2020/7235
KARAR TARİHİ : 16.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili, davalı … ve … vekili ile davalı …, …, … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların paydaş olduğu dava konusu taşınmazda bulunan 3, 11 ve 14 numaralı dairelerin müvekkili tarafından kullanılması nedeniyle kendisine dava açıldığını, 4 numaralı dairenin ise davalı tarafından kullanıldığını belirterek, 01.07.2008 tarihinden itibaren ecrimisil talep etmiştir.
Davalı … yargılama sırasında 30.01.2014 tarihinde vefat etmiş, mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Davalı mirasçısı … ve … cevap dilekçesinde, vasiyetnamenin açılması davasında mirası reddettiklerini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili, davalı … ve … vekili ve davalı …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası ecrimisil talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlar (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Bu koşul dava şartı olması nedeniyle kendiliğinden gözetilir.
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olayda, dava konusu 298 ada 107 parsel sayılı taşınmaz tarla vasfında olup tarafların ortak murisi adına kayıtlıyken, ortaklığın giderilmesi davası sonucu 03.02.2012 tarihli ihale yoluyla satılmış ve davacı tarafından alınarak adına tescil edilmiştir.
4721 sayılı TMK’nin 705. maddesinde; “Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” denilerek, mülkiyetin kazanılması ve tescil koşulları düzenlenmiştir, İİK’nin 134/1 maddesinde ise; “İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.” hükmüyle, cebri ihale sonucu mülkiyetin kazanılması ve ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın idare ve korunma şekli belirlenmiştir.
Bu yasal düzenlemelere göre ihale ile taşınmazı satın alan kişi veya kurum taşınmazın mülkiyetini ihalenin kesinleşmesi halinde ihale tarihinde kazanmış olur.
Hal böyle olunca; davacı, tarafların ortak murisinin ölüm tarihi olan 15.05.2006 tarihinden itibaren paylı, ihalenin yapıldığı 03.02.2012 tarihinden itibaren tam malik olduğu, gerek taraf beyanları gerekse daha önce taraflar arasında görülmekte olan davalardan, dava konusu taşınmaz tarla vasfında ise de üzerinde bulunan 7 katlı binanın 3,11 ve 14 numaralı dairenin davacı tarafından kullanıldığı anlaşıldığından, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar uyarınca tam malik olduğu 03.02.2012 tarihine kadar paydaşlardan dava konusu 4 numaralı daire için ecrimisil talep edemez. İhale tarihinden dava tarihine kadar ecrimisil talebi kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.