YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6647
KARAR NO : 2020/6937
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu taşınmazla ilgili İstanbul Anadolu 10 Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2013 tarih ve 2012/193 E 2013/181 K. sayılı ilamıyla ecrimisil davası görülüp ecrimisile hükmedilip kesinleştiğini, daha sonraki tarihlerle ilgili olarak 01.08.2006-30.06.2015 tarihleri yönünden ecrimisil talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 28.065,00-TL tazminatın kademeli faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, caminin bulunduğu parsel ile elatıldığı belirtilen parselin farklı olduğunu, buradaki tuvalet ve şadırvanın mahalle sakinleri tarafından yapıldığını, davalı idarenin bu yönde bir dahilinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulüne ile toplam 27.710,00 TL ecrimisil alacağının her dönem sonundan itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatma nedeniyle ecrimisil isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, 30.07.2015 tarihli dava dilekçesinde 01.08.2006-30.06.2015 tarihleri arasındaki dönemine ilişkin için toplam 28.065,00 TL ecrimisil talebinde bulunduğu, hükme esas alınan 29.02.2016 tarihli inşaat mühendisi ve gayrimenkul değerlendirme uzmanının hazırlamış olduğu bilirkişi kurulu raporunda 01.08.2006-30.07.2015 tarihleri arasındaki dönem için toplam 27.710,00-TL ecrimisil hesaplandığı, bu raporda talep olmamasına rağmen 30.06.2015-30.07.2015 tarihleri arasındaki dönem için 350,00 TL ecrimisil hesaplandığı, mahkemece, rapor dikkate alınarak nihai kararla talep aşılmak suretiyle 350,00-TL fazla ecrimisilin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dava dilekçesindeki talep dönemi haricindeki dönem için ecrimisile hükmedilerek talep aşılması suretiyle karar verilmesi doğru değil ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK mad. 438/7, HMK mad. 370/2).
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 1. maddesinin 1. bendinde bulunan, “…toplam 27.710,00 TL…” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “…toplam 27.360,00 TL… ” ibaresinin yazılmasına, yine hükmün 1. maddesinin 11. bendinde bulunan “…2.450,00-TL sinin 30.07.2015 tarihinden itibaren,… ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine ” …2.100,00 -TL sinin 30.06.2015 tarihinden itibaren… ” ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.