YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6651
KARAR NO : 2020/6784
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Men’i- Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde … ili, … ilçesi, … Köyü, … yeri mezarlık mevkiinde, Hazineye ait parsel üzerine bulunan davalı … ile …’a ait 16 adet yerel tabirle kara kavakların bir çoğunun çürümüş ve göçmüş olup, kütüğünün dibinde enkazların yatmakta olduğunu, dikili olan kavakların gövdelerinin, dallarının ve yapraklarının tarafına ait olan 115 ada 1 parsel içinde ekili mahsullere ve meyve ağaçlarına ve evine zarar verdiğini, bu hususta Kaymakamlığa 20.05.2014 tarihinde kavakların evine bahçesine zarar verdiğinden bahisle şikayette bulunduğunu, gerekli incelemelerin yapıldığını, 05.06.2014 tarihli ziraat mühendisi …’ in raporuna göre söz konusu kavakların tarafına ait bahçeye, meyve ağaçlarına ve evine gölge yaptığını ve zarar verdiğini, bu nedenlerle … Köyü … yeri mezarlık mevkiinde Hazineye ait parselin üzerinde bulunan davalılara ait 16 adet kavakların tamamen ve kısmen kesilerek kal’ine ve müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, taşınmaz üzerindeki kavakların 70-80 yıllık kavak olduğunu, dalların zararı varsa kendisinin kestirebileceğini ancak davacının kavakların kökünden kaldırılmasını istediğini, 4 kardeş olduklarını buna tek başına karar veremeyeceği yönünde beyanda bulunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliğini temsilen Köy Muhtarı …, dava konusu yerde bulunan ağaçların birçoğunun yol üzerinde bulunduğunu, zaman zaman ağaçların kırılıp düşüp yola zarar verdiğini, kavak ağaçları büyüdükçe yolu da kapattığını, kendilerinin de bu ağaçların kesilmesini talep ettiklerini, dava konusu ağaçların davalıların dedeleri tarafından dikildiğini, davalılar tarafından bu güne kadar sahiplenilmediği yönünde beyanda bulunmuştur.
Mahkemece dosya içerisine alınan tapu kayıtları, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık anlatımları, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre davalı köy tüzel kişiliği ve Hazine parselinde bulunan ve davalılar … ve …’a ait olan kavak ağaçlarının davacıya ait … İlçesi, … Köyü, … yeri mezarlık mevkiinde bulunan 115 ada 1 parselde bulunan bahçesine gölge yaptığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, taraf sıfatı bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise; def’i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re’sen nazara alınmasıdır. Bu sebeple davalı … aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 04.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.