YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6672
KARAR NO : 2020/6948
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın … ve … yönünden kabulüne davalı … yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün davalı … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, 1484 ve 926 parsel sayılı taşınmazların sulama arkı olduğunu, taşınmazlarda davacıların murisi …’ın paydaş olduğunu, davalıların 3 yıldan beri sulama arkından gelen su ile köylülerden sulama parası alarak su arkını işlettiklerini, taşınmazlarına yapılan el atmanın önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 10.05.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 64.981 TL’eye çıkarmışlardır.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, 1484 nolu parselin kuruduğu su arkı olarak kullanılmasının mümkün olmadığı, 926 nolu parselin ise davalılardan … ve … tarafından 01.04.2014 tarihli muhtarlıkla yapılan ark sözleşmesi uyarınca kullanıldığı ve bu su arkından faydalanan taşınmaz maliklerinden ücret aldıkları, su arkı sözleşmesinde davacıların imzasının olmadığı,bu sözleşmeye rızalarının olmadığı , davacıların murisi …’ın bu parselde paydaş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne arklarına yönelik müdahalenin önlenmesine, davacıların payları oranında hesaplanan 45.046,65 TL ecrimisilin davalılardan … ve …’den alınmasına, davalı …’in kullanımının tespit edilemediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava su arkına yapılan müdahelenin önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Somut olayda dava konusu taşınmazlar tapuya su arkı olarak tescil edilmiş olup davacıların kök murisi … bu parsellerde paydaş konumundadır. Davalılardan … ve … duruşmadaki beyanlarında su arkını muhtarlıkla yaptıkları 2014 tarihli su arkı sözleşmesine göre işlettiklerini ve bu sözleşme uyarınca su arkından faydalanan taşınmaz maliklerinden ücret aldıklarını kabul etmiş ancak davacıların buna bir itirazlarının olmadığını ve su arkına bakım masrafları yaptıklarını savunmuşlardır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda sulama ücreti belirlenirken 2014 tarihli sözleşmede belirlenen dönüm başına sulama ücretleri esas alınmış ve bu rapora göre hüküm kurulmuştur. Ne var ki davacıların talebi 2011, 2012 ve 2013 yıllıarına ilişkin sulama ücretinden ibarettir. Dosyada bulunan belediye yazılarından köyde işletilen başkaca su arklarının olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde mahkemece belediyeden 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait emsal oluşturabilecek su arkı işletme sözleşmelerinin olup olmadığı hususlarının sorulması suretiyle bu yıllara ait dönüm başına ait ücretlendirmenin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … ve …’in temyiz tirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi