YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6740
KARAR NO : 2020/7236
KARAR TARİHİ : 16.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkile ait 2008 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından işgal edildiğini belirterek 25.07.2007-31.07.2011 tarihleri için ecrimisil talep etmiş, birleşen davada ise aynı sebeple 01.08.2011-31.11.2013 tarihleri için ecrimisil talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, cami meşrutalarından kira istenemeyeceğini, cami imamı olması nedeniyle Müftülüğün kendisine tahsis ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.11.2014 tarihli, 2014/13896 Esas ve 2014/17436 Karar sayılı ilamıyla; davalının, malik olan davacının muvafakatiyle oturmaması sebebiyle karar bozulmuş, bozmaya uyan Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda dava konusu 2008 ada 3 parsel sayılı taşınmaz … Vakfı adına kayıtlı olup, davacı Kurum tarafından idare edilmektedir. Davalının ise kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı, davacı Kurum dışında başka bir kurum tarafından kendisine tahsis edilemeyeceği açıktır.
Hal böyle olunca, davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak, 3. kişi konumunda olan davalı hakkında talep edilen ecrimisil dönemi üzerinden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davacı kurumun ecrimisil ihbarnamesinin tebliği tarihi esas alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı getektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1.) bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.