YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6770
KARAR NO : 2020/7328
KARAR TARİHİ : 18.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karşı davanın reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; dava dilekçesinde yazılı davalı tarafın yapmış olduğu duvar, araba garajı, samanlık vs’nin vekil edeninin arazisine; yine davalı tarafça yapılmış olan avlu duvarı ve bahçesinin ise köy yoluna tecavüzlü olduğundan bahisle, vekil edeninin parseline ve köy yoluna tecavüzün sona erdirilmesi için elatmanın önlenmesi, kal ve ecrisimile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuş, usulüne uygun açılmış bulunan karşı dava ile de davacı-karşı davalının vekil edeninin taşınmazına tecavüzünün bulunduğundan bahisle elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece asıl davada davacı-karşı davalının yarı hisse ile malik olduğu 929 nolu parseline yönelik talebinin kabulüne, köy yoluna tecavüzün giderilmesine yönelik talebinin reddine; karşı davada davalı-karşı davacının taleplerinin reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Asıl davadaki talepler davacının yarı hisse ile malik olduğu parseldeki mülkiyet hakkına ve genel köy yoluna tecavüzün ortadan kaldırılmasına yönelik elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisile ilişkin; karşı dava elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Somut olayda; hükme esas alınan 12.11.2015 tarihli fen bilirkişileri raporunda, davacının köy yoluna elatmanın önlenmesi talebine ilişkin dava konusu yer “A” harfi ile gösterilmiş ve bu kısmın kadastro paftasında yol olduğu belirtilmiştir.
Kamu malı özelliğinden dolayı bir yetkili kuruluşun izni gerekmeksizin yoldan o yöre halkından olan herkes yararlanabilir. Dolayısıyla, yolla ilgili davayı bulunduğu köy ya da belediye tüzel kişiliği açabileceği gibi o köy ve belediye halkından olan kişiler de açabilir. Bu nedenle, davacının “köy yolu” iddiasıyla dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunmaktadır.
Mahkemece, yapılan bu saptamalar doğrultusunda çekişmenin esasının incelenerek bir hüküm kurulması gerekirken, istemin yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının (3) nolu bentte yazılı sebeplerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 67,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 201,00 TL’nin temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 18.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.