YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/683
KARAR NO : 2020/5562
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan Gülşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu 663 ada 8 parsel üzerindeki iki katlı binanın vekil edeni tarafından inşa edildiğini belirterek taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile, 663 ada 8 parselde bulunan, fen bilirkişi raporunda A,B,C,D ve E harfleri ile gösterilen kısımların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Belediye Başkanlığı, 18.02.2013 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Davalılardan …, arsa üzerindeki evin davacı ve anneanneleri tarafından müşterek yaptırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılardan … ve …, 03.05.2013 havale tarihli dilekçeleri ile davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalılardan Belediye Başkanlığı vekili tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücretine hasren temyiz edilmiş, Dairenin 05.12.2016 tarihli ve 2016/19979 Esas, 2016/16538 Karar sayılı ilamı ile “…taraflar arasında, Gülşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/304 Esas sayılı dosyası ile görülen aynı taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının ilk oturumunda davalı … vekili muhdesatlara ilişkin açık kabul yönünde beyanda bulunmadığı gibi “…bir diyeceğimiz yoktur, takdir mahkemenindir” demek sureti ile temyize konu davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu açıklamaya göre; anılan usul hükmünün davalı … lehine uygulanması söz konusu olamaz. Ne var ki; temyize konu davanın görülmesi sırasında cevap dilekçesi ile davacının talebini açıkça kabul ettiğine göre, davalı Belediyenin tapu payı da dikkate alınarak, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesine göre vekalet ücretinin, 492 Harçlar Kanunu’nun 22. maddesine göre ise, adı geçen davalıya yüklenecek karar ve ilam harcının belirlenmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir…” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesince bozmaya uyma kararı verilerek, davanın kabulüne, alınması gereken 7.394,18 TL harçtan, peşin alınan 1.848,55 TL harcın mahsubuyla, eksik 5.545,63 TL harcın, davalı … tarafından davanın cevap dilekçesi ile ön inceleme aşamasından önce kabul edilmesi ve davalı belediyenin tapu payı nazara alınarak 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesine göre 1.493,33 TL’lik kısmının davalı …’den alınarak, kalan 4.052,30 TL’nin diğer davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafça yapılan 2.797,85 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı davasını vekille takip ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 11.059,00 TL. vekalet ücretinin davalı … tarafından davanın cevap dilekçesi ile ön inceleme aşamasında önce kabul edilmesi ve davalı belediyenin tapu payı nazara alınarak A.A.Ü.T nin 6. maddesine göre 4.466,96 TL’nin davalı Belediyeden alınarak, kalan kısmının diğer davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 663 ada 8 parsel sayılı taşınmazın taraflar adına paylı mülkiyet hükümlerine göre tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacılar yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları oranında, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları oranında sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olayda, Mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Şöyle ki, az yukarıda da belirtildiği üzere, muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri olup, Mahkemece harçlar ve vekalet ücreti hesap edilirken davacının tapudaki hissesinin de içinde olduğu muhdesatın toplam değeri olan 108.244,51 TL üzerinden hesap yapılması yanlış olmuştur.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 4,5 ve 6 fıkralarının HUMK’un 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, hükmün 4. bendindeki “Alınması gereken 7.394,18 TL harçtan, peşin alınan 1.848,55 TL harcın mahsubuyla, eksik 5.545,63 TL harcın, davalı … tarafından davanın cevap dilekçesi ile ön inceleme aşamasından önce kabul edilmesi ve davalı belediyenin tapu payı nazara alınarak 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesine göre 1.493,33 TL’lik kısmının davalı Belediyeden alınarak, kalan 4.052,30 TL’nin diğer davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “Alınması gereken 3.712,18 TL harçtan, peşin alınan 1.848,55 TL harcın mahsubuyla, eksik 1.863,63 TL harcın, davalı … tarafından davanın cevap dilekçesi ile, ön inceleme aşamasından önce kabul edilmesi ve davalı Belediyenin tapu payı nazara alınarak 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesine göre 182,00 TL’lik kısmının davalı Belediyeden alınarak, kalan 1.317,00 TL’nin diğer davalılardan tapu payları gözetilmesi sureti alınarak Hazineye irat kaydına” ibarelerinin yazılmasına, hükmün 5.bendindeki “davalılardan” ibaresinden sonra gelmek üzere tapu payları gözetilerek “ibaresinin eklenmesine, hükmün 6. bendindeki “Davacı davasını vekille takip ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 11.059,00 TL vekalet ücretinin davalı … tarafından davanın cevap dilekçesi ile ön inceleme aşamasından önce kabul edilmesi ve davalı Belediyenin tapu payı nazara alınarak A.A.Ü.T’nin 6. maddesine göre 4.466,96 TL’nin davalı Belediyeden alınarak, kalan kısmının diğer davalılardan alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “Davacı davasını vekille takip ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 6.327,00 TL vekalet ücretinin davalı … tarafından davanın cevap dilekçesi ile ön inceleme aşamasından önce kabul edilmesi ve davalı Belediyenin tapu payı nazara alınarak A.A.Ü.T’nin 6. maddesine göre 927,00 TL’nin davalı Belediyeden alınarak, kalan 4.473,00 TL’nin tapu payları gözetilmek sureti ile diğer davalılardan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün açıklandığı şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.