YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6850
KARAR NO : 2020/7276
KARAR TARİHİ : 17.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar … ve … vekili, tapuda davacılar, davalılar …, … ve dava dışı …’in paydaşı oldukları dava konusu 4532 parsel sayılı taşınmaza, davalılar …, …, … ve …’ün davacı …’nin payının tamamına, davacı …’nün payının ise bir kısmına haksız şekilde müdahelede bulunduklarını, şekerpancarı ekerek gelir elde ettiklerini, kaymakamlığa yaptıkları başvurulara ve idari men kararlarına rağmen müdehaleye devam ettiklerini açıklayarak, davalıların davacıların payına vaki elatmalarının önlenmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı … yönünden 5.000,00 TL, davacı … yönünden 4.000,00 TL ecrimisilin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Harcını yatırmak suretiyle sundukları 20.06.2016 tarihli dilekçeyle ecrimisil talep miktarı 7.824,09 TL olarak açıklanmış, taşınmazdaki tecavüzlü yerin değeri 57.785,70 TL üzerinden harç tamamlanmıştır.
Davalılar … ile … vekili ile davalılar … ve …, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu taşınmaza karar tarihi itibariyle davalıların müdahaleleri bulunmadığı anlaşıldığından, müdahalenin önlenmesi yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil davasının davacı … yönünden payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer bulunduğundan reddine, davacı … yönünden kabulü ile toplam 4.462,56 TL ecrimisilin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’ten müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı …’ye verilmesine, davalılar … ve … yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olayda Mahkemece, davacı tarafça davalıların hisselerini aşacak şekilde ekim yapmalarını engellemek amacıyla kaymakamlık makamına başvurdukları sabit olduğundan intifadan men koşulunun oluştuğu kabul edilmiş, ancak intifadan men tarihi netleştirilmemiştir. İntifadan men ile dava tarihi arasındaki dönem için belirlenecek ecrimisilin hüküm altına alınanacağı gözetilmeksizin 2013 yılının tamamından davalıların sorumlu tutulması hatalıdır.
Bununla birlikte hesaplamada Mahkemenin izlediği yöntem yerleşik içtihat ve uygulamaya da aykırı olmuştur. Gerekçeden, davalı … ve …’in payından fazla kullandığı kısmın 15.457,14 m2, … ve …’ün payından fazla kullandığı kısmın 2.557,14 m2 olduğu, dava konusu taşınmazın diğer paydaşı … davacı olmadığından ve davalıların müdahale ettikleri kısımların kesin olarak davacılara ait paylar olacağı kanıtlanamayacağından …’in payının davalılar tarafından eşit olarak kullanıldığının düşünüldüğü, bu nedenle … ve …’ün payından fazla kullandığı kısım 2.557,14 m2’nin tamamının …’e ait pay olduğu düşünüldüğünden davalılar … ve … açısından davanın reddine, davalılar … ve …’in payından fazla kullandığı kısım 15.457,14 m2’den …’e ait kısım çıkarılarak fazladan kullandıkları kısmın 11.471,42 m2 ve bu kısmın 6.542,86 m2’sinin davacı …’ye ait olduğu düşünüldüğünden bu miktar üzerinden davalılar aleyhine hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Davalılar … ve …’in, pay fazlası kullandığı miktarın kaç m2 olduğu tespit edilip, bu fazla kısımda paydaş davacının payı oranı kadar ecrimisil hakkı olduğu gözetilmesi gerekirken, davalıların fazla kullandıkları belirlenen alandan davada taraf olmayan tapuda paydaş dava dışı …’in pay miktarı alanın düşülmesi ve davacının kalan bu fazla kulllanılan alanın tamamı üzerinden hesap edilen ecrimisil kadar alacak hakkı olduğunun kabulü hatalıdır.
Mahkemece, öncelikle intifadan men tarihi dosya içinde yer alan kaymakamlıktan gelen evraklar gözetilerek açıklığa kavuşturulmalı, kaymakamlık men kararı tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihi, tebliğ edilmemiş ise men karar tarihi dikkate alınmalıdır. Ecrimisil, davalıların intifadan men edildikleri tarih ile dava tarihi arasındaki dönem için hesaplanmalıdır. Şekerpancarı yönünden ilgili dönem için hesaplama yapılırken davalıların fazla ektikleri belirlenen alanda davacı tarafın hisse oranı gözetilerek sonuç ecrimisil miktarı belirlenmelidir.
Açıklanan eksiklik ve hatalar giderildikten sonra oluşacak sonuç dairesinde temyiz edenin sıfatı ve kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün temyiz eden davalılar … ve … lehine bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre vekalet ücretine ve yargılama giderine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.