Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6977 E. 2020/7828 K. 02.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6977
KARAR NO : 2020/7828
KARAR TARİHİ : 02.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili; davalının hiçbir haklı sebebe dayanmadan dava konusu taşınmazı işgal ettiğinden bahisle 05.12.2012 tarihinden 30.11.2013 tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının dava konusu taşınmazda 17.05.2013 tarihinde hak sahibi olduğunu bu tarihten öncesine ilişkin ecrimisil talep hakkının olmadığını savunmuştur.
Mahkemece 17.05.2013 tarihinden 30.11.2013 tarihine kadar 1.190 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştr.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. TMK’nin 705.maddesine göre taşınmazın mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır.
İlgili madde kapsamında dosya kapsamı ve davacı vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde; davacının dava konusu taşınmazın mülkiyetini Hazine ile aralarında görülen dava sonucunda kazandığı, bu davanın 05.12.2012 tarihinde kesinleştiği, eldeki davada davalının mülkiyetin Hazineye ait olduğu dönemde İdareye ecrimisil ödemelerinde bulunduğu belirlenmiştir. Açıklanan bu sebeple; mülkiyetin kazanıldığı davanın kesinleşme tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazları (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 52,10 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.