Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/7223 E. 2020/6320 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7223
KARAR NO : 2020/6320
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin maliki olduğu 102 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların davalı şirketin haksız işgalinde olduğunu, keşide edilen ihtarnameden sonuç alınamadığını açıklayarak, haksız elatmanın önlenmesi ile şimdilik 5.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; davalı vekili dava konusu taşınmazları önceki malikleri ile akdedilen kira sözleşmesine dayanarak kullandıklarından bahisle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki kira ilişkisi ile davalı tarafın sıfatının tespiti görevinin Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK uyarınca, olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir.
HMK’nin 2. maddesinde, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı vekilince taraflar arasında mevcut geçerli bir kira sözleşmesinin bulunmadığı iddia edilerek haksız kullanım nedeniyle tazminat talep edildiğine göre; dava meni müdahale ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Buna göre, davalı tarafın kiracılık sıfatının bulunup bulunmadığı husunun değerlendirilmesi görevi Asliye Mahkemesine aittir. Davalı şirketin kiracı olduğunun belirlenmesi halinde davanın esastan reddi, aksi halde davanın kabulü gerekeceğinden, işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.