YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7636
KARAR NO : 2019/1165
KARAR TARİHİ : 07.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteği yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, intifada men koşulu tanık beyanlarına göre yerine getirildiği gerekçesiyle de ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu 187 ada 63 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 numaralı bağımsız bölümü, davalının hiçbir hakka dayanmadan işgal ettiğini ileri sürerek elatmasının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, aşamalardaki beyanında davacının kayınpederi olduğunu, evlendiklerinden itibaren eşiyle dava konusu yerde ikamet ettiklerini, kendilerinden kira talep edilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteği yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, intifadan men koşulunun tanık beyanlarına göre yerine getirildiği gerekçesiyle de ecrimisil isteğinin kabulüne dair verilen karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu, arazi nitelikli 187 ada 63 parsel sayılı taşınmazın 180/66978 pay ile davacı adına kayıtlı olduğu, taşınmazda 5 katlı bina bulunduğu, dava konusu 2 numaralı dairenin davalının, davacı tarafın oğlu ile evlenmesi sonucu kullanılmaya başlandığı, davacı tarafından 18.08.2010 tarihli ihtarname ile davalının taşınmazı tahliye etmesinin istendiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır.
Somut olayda; davalının taşınmazı, davacı tarafın oğlu … ile evlenmesi sonucu kullanmaya başladığı, boşanma davası sonrasında taraflar arasında ihtilaf başladığı, davacı tanığı …’in beyanında; davalının annesi olduğunu, 10 senedir babası ile ayrı yaşadıklarını, evin dedesine ait olup bu güne kadar aralarında bir problem olmadığını, kendisinin annesi ile kaldığını, bir süre önce davacı dedesi ile davalı annesi arasında ihtilaf çıktığını ve davacının evin kullanılmasını istemediğini, annesinin 5 ay kadar önce evi tahliye ettiğini beyan etmiştir.
Davalının, çekişme konusu taşınmazı iyiniyetle kullandığı ancak 18.08.2010 günlü ihtarname ile davalının iyiniyetinin ortadan kalktığı dosya içeriği ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren tespit edilecek ecrimisile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dava tarihinden geriye yönelik 5 sene için hesaplanan ecrimisilin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazı yerinde görüldüğünden, kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.