YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7933
KARAR NO : 2019/10470
KARAR TARİHİ : 25.11.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 499 ada 76 parselin ½ hissesinin davacıya ait olduğunu davalının taşınmazda hiç bir hakları olmadığı halde taşınmazı işgal ettiklerini, bu nedenle müdahalenin men’i ile taşınmazın boş olarak teslimini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının davalı aleyhine satın alma ve ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açtığını, davanın reddine karar verildiğini, taşınmaz üzerinde 2 adet ev olduğunu birinin tapu maliklerinden …diğerinin ise üçüncü kişilerce kullanıldığını husumetten davanın reddi gerektiğini esastan ise davalı ile taşınmazın bir ilgisi olmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; tanıkların taşınmazın davalının kullanımında olduğunu beyan ettiği ve davacı tarafından davalıya karşı tahliye davası açıldığı, bu davada davalı tarafından taşınmazın kullanıldığının kabul edildiği ve davacı ile aralarında kira ilişkisi olmadığının belirtildiği, bu nedenle davacının açmış olduğu tahliye davasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla davalının haksız işgalci olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 499 ada 76 parselde bulunan taşınmazda kain 2 katlı kargir evdeki müdahalesinin men’i ile evin davacıya teslimine karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesine ilişkindir.
1-Davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmemiştir.
2-Dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde; taşınmazın 2 adet 2 katlı kargir ev ve arsa vasfında olduğu, taşınmazın ½ hissesinin davacıya ½ hissesinin ise dava dışı …’ya ait olduğu görülmüştür. Dosya kapsamında taşınmaz üzerindeki 2 adet evden birinin … tarafından, diğerinin ise davalı tarafından kullanıldığı iddia edilmiş olup tapuda malik olmayan davalı tarafından kullanılan ev için elatmanın önlenmesi davası açıldığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda Mahkemece fen bilirkişisinden rapor alınmış olup bu raporda dava konusu edilen 2 katlı eve ilişkin kroki çizilerek kırmızı renk ile gösterilmiştir. Mahkemece, taşınmaz üzerinde 2 adet 2 katlı kargir ev olduğu hususu gözardı edilerek hükmün 1. fıkrasında “…2 katlı kargir evdeki müdahalenin men’ine …” şeklinde hüküm kurulmuş olup fen bilirkişisinin 11.08.2015 tarihli raporuna atıfta bulunmadan ve hangi evin dava konusu ev olduğu belirtilmeden infazda tereddüte yol açılmıştır. O halde, bu durumun giderilmesi için hükmün 1. fıkrasında yer alan “kain” kelimesinden sonra gelmek üzere “ …Fen bilirkişisi …tarafından 11.08.2015 tarihli raporda kırmızı renkle gösterilen dava konusu… ” ibaresi eklenmek suretiyle rapora atıf yapılması gerekmektedir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün 1.fıkrasındaki “kain” kelimesinden sonra gelmek üzere “… Fen bilirkişisi …tarafından 11.08.2015 tarihli raporda kırmızı renkle gösterilen dava konusu …” ibaresinin eklenmesine Yerel Mahkeme hükmünün 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.