Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/885 E. 2019/9020 K. 15.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/885
KARAR NO : 2019/9020
KARAR TARİHİ : 15.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.10.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılar vekili Avukat …, karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, paydaşı olduğu 246 ve 248 parsel sayılı taşınmazların 1/4 payının davalıların mirasbırakanı …’ya ait olduğunu, kendisinin 40 yıl önce taşınmazları haricen satın alarak davalıların açmış olduğu ortaklığın giderilmesi davasına kadar da çekişmesiz bir şekilde zilyetliğini sürdürdüğünü ileri sürerek davalıların murisi … adına kayıtlı payın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, taşınmazların tapuda mirasbırakanları adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğunu, davacının talebinin mülkiyet hakların aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairece “… davacı tarafa tapu maliki … ile açık kimliği yukarıda yazılı olan davalıların miras bırakanı.. aynı kişi olup olmadığının tespiti bakımından dava açmaları için süre ve imkan verilip bekletici mesele yapıldıktan sonra oluşacak duruma göre iddia ve savunma çerçevesinde toplanan delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. … ” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nin 713/2. fıkrası kapsamında yer alan maliki 20 yıl önce ölmüş ve bu nedenle tapu kaydının hukuki değerini yitirmesi hukuksal sebebine dayalı olarak TMK’nin 713/1 ve 2. fıkraları gereğince açılan, mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescili davasıdır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu tarla nitelikli 246 ve 248 parsel sayılı taşınmazların 2/4 pay ile davacı,1/4 payla dava dışı Emine, 1/4 payla davalıların mirasbırakanı … adına kayıtlı olduğu, bozma sonrası mahkemenin 2011/99 Esas – 2015/586 Karar sayılı kararı ile tapu kayıtlarındaki … olan adın … kızı … olarak düzeltilerek kararın 25.01.2017 tarihinde kesinleştiği, mirasbırakan …’nın 16.04.1986 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davalılar Nusret, …, Adil, …… ile dava dışı Hikmet’in kaldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; kural olarak tapu iptali ve tescil davalarında, dava kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise, saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır. TMK’nin 713/2. maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davalarında, taraf teşkilinin yargılama sırasında yerine getirilmesi de mümkündür.
Hal böyle olunca, mirasbırakan … mirasçılarından…. davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadan sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.