Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/9712 E. 2018/17879 K. 24.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9712
KARAR NO : 2018/17879
KARAR TARİHİ : 24.10.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …. …
: …. …
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, müvekkilinin … ili Bulancak İlçesi …Kozluk mevkiinde bulunan 619 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın sınırına davalıların tel çekmek sureti ile müdahale ettiklerini, bu müdahalenin mahkemenin 2013/205 esas sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporu ve krokide mevcut olduğunu belirterek, davalıların müvekkiline ait olan 619 parsel sayılı taşınmazına vaki müdahalelerinin menine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, iki kez kadastro personeline ölçüm yaptırdıklarını ve yapılan ölçümde davacının çektiği telin içerisinde kendilerine ait 204,55 metre bir alan ve ona ait kendilerine kalan bölümde 58.59 metre bir alan olduğunu, sınırı buna göre düzeltmek istediklerini, taraflar arasında daha önce görülen davada Mahkemece 58,59 metre alanın kendi sınırları içine katılması kararı çıkmasına rağmen, karşı tarafın karar gereğini yerine getirmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, tarafların arasında bulunan mevcut sınırın kadastro sınırı ile örtüşmediği ancak keşifte gözlemlenen zemin üzerinde fiilen mevcut bulunan kazıklar ve mahalli bilirkişinin anlatımlarından davalıların bu sınırı çekmediği, kadastro ile belirlenen ve özellikle 2013/205 Esas sayılı dosyanın keşfinde tespit edilen sınıra razı oldukları,davalıların müdahalesinin olduğunun söylenemeyeceği, davacının düzeltme imkanı olup da düzeltmediği sınırdan, davalı tarafı sorumlu tutmanın hakkaniyete uygun olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bilindiği ve Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinde düzenlendiği üzere; bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma,yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Bu hak kullanılırken dışardan gelecek her türlü müdahale ve haksızlığı malikin dava yoluyla def edebileceği de mülkiyet hakkının bir gereğidir.
Somut olaya gelince; dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 619 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan 30/06/2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacıya ait 619 parsel sayılı taşınmazın 58,59 m2 lik alanına, davalıların malik oldukları 620 parsel sayılı taşınmazın tecavüzü olduğu belirlenmiştir. Bu durumda fen bilirkişi raporuna ekli krokide mavi renkle gösterilen 58,59 m2 lik alana davalıların müdahalelerinin menine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici …. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/… maddesi gereğince … Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı … gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, …/…/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.