YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1117
KARAR NO : 2019/6915
KARAR TARİHİ : 03.07.2019
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, bu kez de hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.07.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı üçüncü kişi vekili Avukat … ve davalı alacaklı vekili Avukat . geldi. Başka gelen olmadı.Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, üçüncü kişinin İİK’ nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Alacaklı vekilinin asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalı alacaklı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı üçüncü kişi vekilinin asıl davaya yönelik tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı üçüncü kişi tarafından, tazminat talebinde bulunulmuş olmakla birlikte, Bölge Adliye Mahkemesince bu taleple ilgili olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Oysa, HMK’nin 297. maddesinde, hükmün hangi hususları kapsayacağı sayılmış olup, anılan maddenin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu itibarla, davacı üçüncü kişi vekilinin tazminata ilişkin talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacı üçüncü kişiye verilmesine karar verilmesi gelirken, Hazineye gelir kaydına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Davacı üçüncü kişi vekilinin ve davalı alacaklı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
26.09.2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu’na eklenen geçici 7.maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2018 karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.Bu nedenle tarafların temyiz başvuru taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nin 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nin 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz başvuru taleplerinin REDDİNE, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı üçüncü kişiye iadesine, 1.349,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.752,70 TL’nin temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına, 03.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.