Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/1271 E. 2019/2336 K. 06.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1271
KARAR NO : 2019/2336
KARAR TARİHİ : 06.03.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … Kaya vekili, boşanma davası ile birlikte açtığı davada, tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesine, müşterek çocuk ve davacı lehine nafakaya hükmedilmesine, dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyalarının misliyle, mümkün değilse bedelinin tahsiline, mal rejiminin tasfiyesi ile katılma alacağı, artık değer ve değer artış payına ilişkin tüm talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, boşanma davasına verdiği cevap dilekçesinde, düğün sonrası elde edilen ziynet eşyalarının dava dilekçesinde iddia edildiği gibi vekil edeni tarafından zorla bozdurulup alınmadığını, aksine üstüne vekil edeni tarafından bir miktar para konularak davacının kullandığı … plakalı aracın evlilik birliği içinde alındığını ve davacının isteği üzerine davacı adına tescil edildiğini açıklayarak, aracın bedelinin vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının söz konusu aracı satın almak için davacının ziynetlerinin bir kısmını sattığı ve üstüne kendi parasını ekleyerek aldığı, 2013/384 Esas, 2015/334 Karar sayılı kararla söz konusu ziynetlerin bedelinin ödenmesine hükmedildiği gerekçesiyle, davanın reddine, … plakalı aracın davalıya ait olduğunun tespiti ile davacı tarafından aracın kaydının davalıya devredilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmişse de, gerekçe ve karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; az yukarıda açıklandığı gibi davacı kadın vekili, boşanma davası ile birlikte açtığı davada dava dilekçesinde, mal rejiminin tasfiyesi ile katılma alacağı, artık değer ve değer artış payına ilişkin tüm talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı erkek vekili ise, boşanma davasına verdiği cevap dilekçesinde, … plakalı aracın evlilik birliği içinde alınarak davacı adına tescil edildiğini açıklayarak, aracın bedelinin vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Ne var ki dilekçede herhangi bir dava değeri bildirilmediği gibi yatırılmış herhangi bir harç da bulunmamaktadır. Mahkemece 06.03.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında, HMK’nin 140/3. maddesi gereğince tarafların anlaşamadıkları hususların boşanma, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat ile ziynet eşyası alacağı talepleri olduğunun tespitine, tahkikatın bu tutanak esas alınarak yürütülmesine karar verilmiş olmakla birlikte, 19.06.2015 tarihli karar duruşmasında katkı payına ilişkin talebi tefrik edilmiş, tefrik edilen dava 2015/438 esasa kaydedilmiştir. Tefrikten sonra davalı erkek vekili 28.03.2016 tarihli karar duruşmasında, … plakalı aracın ziynetler ve vekil edeninin paralarıyla alındığını, ziynet eşyaları bedeli davacıya verildiğinden aracın mülkiyetinin vekil edenine verilmesini talep ettiğini bildirmiştir. Ne var ki, tefrikten sonra da bu talebe ilişkin yatırılmış herhangi bir harç bulunmamaktadır. Açıklanan bu durum karşısında, gerek davacı gerekse davalı tarafça … plakalı araca ilişkin olarak usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığı halde, mahkemece ortada açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, davalının harçlandırılmış bir davası bulunmadığı da gözden kaçırılarak aracın davalıya ait olduğunun tespiti ile davacı tarafından aracın kaydının davalıya devredilmesine karar verilmiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
06.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.