YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1449
KARAR NO : 2021/2790
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …, …, …
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, maliki Hazine olan Batman İli Merkez İlçesi, Suçeken köyü 301 parselin DSİ tarafından kamulaştırma kapsamına alındığını, üzerinde bulunan yapılar ile dikilen ağaçların vekil edenince meydana getirildiğini belirterek, muhdesatların tespitini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat tespitine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
Mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhdesat sayılmayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir.
Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; afet evinin çevresinde bulunan yer betonunun (42,02 m2) tamamlayıcı ve iyileştirici mahiyette olması, tel çitin (41,55 m2) ise sökülüp götürülebilir olması nedeniyle muhdesat niteliğinde olmadığı açıktır.
Az yukarıda açıklandığı üzere, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşlere göre, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat tespiti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu’nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilebileceğinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı göz önünde bulundurularak, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile, hüküm fıkrasının (1) nolu bendi, beşinci satırında yer alan ‘‘toplam 42,02 m2 yüzölçümlü yer betonu,’’ ve altıncı satırında yer alan “toplam 41,55 m2 yüzölçümlü tel çitin” ibarelerinin çıkarılmasına, (1) nolu bendin sonuna ‘‘fazlaya ilişkin taleplerin reddine’’ ibaresinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA; davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.