Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/148 E. 2019/7936 K. 23.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/148
KARAR NO : 2019/7936
KARAR TARİHİ : 23.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.10.2018 tarihli ve 2018/2135 Esas, 2018/17038 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili, müvekkillerine ait 267 ada 137 parselde kayıtlı arsa üzerinde … Noterliği’nde, dava dışı müteahhit….. ile düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmenin 29. maddesinin “mahal” başlığını taşıdığını ve taraflara ait olacak bğımsız bölümlerin belirlendiğini, buna göre bağımsız bölümlerin taksimat listesinde arsa sahiplerine ait bağımsız bölümler kısmının 3. blok ile ilgili bölümünün son kısmında 2 ve 3 nolu dükkanlar denildiğini, 3 nolu dükkanın dava konusu olan dükkan olduğunu, 1 nolu dükkanın ise müteahhide verildiğini ancak davalı …’un müteahhitten dava konusu yeri satın aldığını iddia ederek haksızca diğer davalıya kiraya verdiğini belirterek davalıların müdahalesinin men-ini, taşınmazın müvekkillerine teslimini ve 110.000,00 TL ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacıların inşaat projesi ve adres numaralandırması ile ilgili hatadan yararlanmak istediklerini, dava konusu yerin müteahhit tarafından vekil edenine satılan yer olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, gerçekte tüm sorunun inşaat projesi taslağında yapılan bir hatadan kaynaklandığını, ilk inşaat projesi çizilirken 3. blokta numaralandırma işleminin yanlış yapıldığını ve 1 nolu olması gereken dava konusu taşınmaza 3 no verildiğini, bunun sebebinin 3. blokta numaralandırma işleminin sehven tersten başlanması olduğunu, 4 bloktan oluşan sitedeki diğer üç blokta numaralar soldan sağa 1,2,3 şeklinde giderken, 3. blokta sağdan sola gittiğini, bu gibi hataların ülkemizde çok sık yaşandığını ve yasal olarak hiç bir bağlayıcılığı olmadığını, ayrıca kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahiplerine %55, müteahhide %45 oranında daire/dükkan düşeceğinin kararlaştırıldığını ve bu oranlama doğrultusunda da dava konusu taşınmazın müteahhide düştüğünün açık olduğunu, müvekkilinin taşınmazı aldığında çok büyük eksikleri olduğunu ve bu eksiklerin vekil edenince büyük masraf edilerek tamamlandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Bankası A.Ş. vekili, diğer davalı … ile yapılan kira sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin taşınmazı kullandığını ve vekil edeninin haksız şagil olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ilk olarak davanın ispatlanamaması sebebiyle reddine karar verilmesi üzerine, davacılar vekilince karar temyiz edilmiş ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin, 05.03.2014 tarihli ve 2014/1010 Esas 2014/4896 Karar sayılı ilamı ile ” …. çekişmeli taşınmazın davacılar ile davalı … adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, henüz kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulmadığı açıktır. Ne var ki, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre 2 ve 3 no’lu dükkanların davacılara ait olacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda, davalıların kullandığı bölümün 1 numaralı dükkan mı, 3 numaralı dükkan mı olduğunun açıklığa kavuşturulması zorunludur.
Hâl böyle olunca, önceki bilirkişilerin dışında oluşturulacak, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapılarak, binaya ait orijinal proje de uygulanmak suretiyle davalıların kullandığı dükkanın kaç numaralı dükkan olduğunun duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişkili ve bilimsel verilere uygun olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru değildir” şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur. Davalı vekilinin karar düzeltme talebi, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 19.03.2015 tarihli ve 2014/16955 Esas, 2015/3835 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek devam edilen yargılama neticesinde; “…orijinal projenin mahallinde uygulandığı, dava konusu yapılan yerde uygulamada saat yönünün tersi yönünde genel kabul görmüş bağımsız bölüm numaralandırması yapıldığı, bu nedenle orijinal projeye uygun olduğu, dolayısıyla açılan davanın ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine” karar verilmiş ve hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiş ve Dairemizin 09.10.2018 tarih, 2018/2135 Esas ve 2018/17038 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş olup; bu defa davacılar vekilince bu kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacılar, dava konusu dükkanın sözleşmeye göre kendilerine bırakılan 3 no’lu dükkan olduğunu, müteahhitten pay satın alan davalı … tarafından işgal edildiğini ve diğer davalıya kiraya verildiğini iddia ederek eldeki davayı açmışlar, davalı … ise, dava konusu yerin yükleniciden satın aldığı 1 no’lu dükkan olduğunu savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiştir. Şöyle ki, bozma sonrası aldırılan raporun 3. sayfasında, ilgili belediyesince orijinal denen projeye göre dava konusu yerin 3 nolu dükkan olduğu belirtilmiş ve devamında bozma öncesi alınan raporla aynı tespitlerde bulunularak dava konusu yerin 1 nolu dükkan olması gerektiği belirtilmiştir. Bu belirlemeden sonra tekrar, dosyaya sunulan orijinal projeye göre davalı kiralayanın ve kiracısı davalı bankanın bulunduğu yerin 3 nolu dükkan olarak göründüğü ifade edilmiştir. Bozma ilamında, bozma öncesi rapor “çelişkili ve bilimsel verilere uygun olmayan” bir rapor olarak değerlendirilmiş olduğu halde, bozma sonrası aldırılan rapor da bu raporla aynı doğrultuda hazırlanmış ve Mahkemece hükme esas alınmıştır.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda önceki bilirkişi heyetlerinin dışında oluşturulacak, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapılarak, binaya ait orijinal proje de uygulanmak suretiyle, olması gereken duruma göre değil, orijinal projeye göre davalıların kullandığı yerin kaç numaralı daire olduğu duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken sehven onandığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 09.10.2018 tarihli ve 2018/2135 Esas, 2018/17038 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 23.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.