Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/1487 E. 2019/2868 K. 19.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1487
KARAR NO : 2019/2868
KARAR TARİHİ : 19.03.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili; takibe konu borcun doğumundan önce borçlu şirketler yetkilisinin hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, sırf ücüncü kişi şirketin adresinde şirket yetkilisinin kardeşi olan borçlu şirketlerin eski hissedarına ait evraklar bulunmasının organik bağın kurulması için yeterli olmadığını belirterek, istihkak iddialarının kabulünü talep etmiştir.
Davalı alacaklı haciz mahallinde borçluya ait çok sayıda evrakın bulunduğunu, üçüncü kişinin iddiasını desteklemek için sunduğu fatura, kira sözleşmesi, vergi levhası gibi belgelerin ispata elverişli olmadığını, borçlu şirketlerin kurucusu ve eski ortağı olan kişinin üçüncü kişi şirket yetkilisinin yakın akrabası olduğunu ve haciz mahallinde hazır bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, borçlu şirketler ile üçüncü kişi şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu, borcun doğumundan birkaç ay önce hisselerin devredilmiş olmasının borçlular ile üçüncü kişi şirketlerin birlikte hareket etmeyeceği sonucunu doğurmayacağı, haciz mahallinde borçlu şirketlerdeki hisselerini devreden eski yetkilinin hazır bulunması ve çalışan olarak ticari faaliyetlerine devam etmesi, ibraz edilen faturalar ve vergi levhasının beyana dayalı olarak düzenlenmesi ve borçlu şirketlerdeki hisselerin devreden kişi ile üçüncü kişi şirketin yetkilisinin kardeş olmaları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nin 96 vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Davalı alacaklı 02.02.2015 tanzim tarihli bonoya dayanarak borçlular aleyhine takip başlatmıştır. Davaya konu haciz üçüncü kişi şirketin sicil adresinde yapılmıştır. Borçlu şirketlerin yetkilisi olan … borcun doğumundan önce 24.09.2014 tarihinde borçlu şirketlerdeki hisselerini devrederek ayrılmıştır. Üçüncü kişi şirket yetkilisi ile borçlu şirketlerin eski hissedarının kardeş olması ve haciz mahallinde içinde borçlular ile birlikte borçlu şirketlerin eski hissedarı olan …’a ait ihtarnamenin bulunması hayatın olağan akışına aykırı olmadığından bulunan ihtarname tek başına ispata yeterli görülmemiştir. Karine üçüncü kişi lehine olup alacaklı tarafça karinenin aksi ispat edilemediğinden, üçüncü kişinin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 19.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.