YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1727
KARAR NO : 2019/8714
KARAR TARİHİ : 08.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.11.2018 tarihli ve 2018/14785 Esas, 2018/19123 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, tarafların ortak murislerinden intikal eden 1247 ada 39 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu binadaki dava konusu dairenin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın davalı tarafından işgal edildiğini belirterek, dava konusu yere davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak geriye dönük 5 yıllık hisseye düşen kira bedeli olan 3.750,00 TL’nin her aya ilişkin bedelin ilişkin olduğu ayın sonundan itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu yerde davacıların da kullanabilecekleri yerler bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 1. Hukuk Dairesinin yargılama harçlarına ilişkin bozma ilamından sonra, davanın kısmen kabulüne, dava konusu daireye davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, her iki davacı için ayrı ayrı 940,00’ar TL ecrimisil alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, 1. Hukuk Dairesi 03.03.2014 tarihli 2013/18285 Esas, 2014/4735 Karar sayılı ilamı ile, el atmanın önlenmesine ilişkin hükmün doğru olduğu gerekçesi ile el atmanın önlenmesi isteğine yönelik temyiz itirazlarının reddine, ecrimisil talebine yönelik itirazların ise, içtihatlara aykırı olarak tespit edildiği gerekçesi ile bozulmasına karar vermiştir. Mahkemesince bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 03/05/2006-15/02/2007 tarihleri arasındaki ecrimisil bedeli olarak 1.055,15 TL’nin tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,15/02/2007-15/02/2008 tarihleri arasındaki ecrimisil bedeli olarak 1.491,36 TL’nin tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 15/02/2008-15/02/2009 tarihleri arasındaki ecrimisil bedeli olarak 1.587,84 TL’nin tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,15/02/2009-15/02/2010 tarihleri arasındaki ecrimisil bedeli olarak 1.821,24 TL’nin tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 15/02/2010-15/02/2011 tarihleri arasındaki ecrimisil bedeli olarak 1.842,24 TL’nin tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, diğer hususlar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bu hususlar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararı davalı vekili temyiz etmiş, hükmün Daire’nin 22.11.2018 tarihli ve 2018/14785 Esas, 2018/19123 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine, ilama karşı davalı vekili süresinde kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
Dava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1.Bilindiği üzere, olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise, 1086 sayılı HUMK’un 74, 75 ve 76. maddeleri (HMK’nin 25, 26, 31 ve 33. maddeleri) gereğince, hakime aittir. 1086 sayılı HUMK’un 74. (6100 sayılı HMK’nin 26.) maddesine göre; hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Talepten fazlaya karar verilebilmesi ancak davalının muvafakatiyle mümkündür (HMK mad.141/2).
Somut olayda, davacılar, dava konusu dairenin davalı tarafından haksız kullanımı nedeni ile, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, geriye yönelik 5 yıllık hisseye intikal eden yıllık 3.750,00 TL’nin her aya ilişkin bedelin ilişkin olduğu ayın sonundan itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, bozmadan sonra alınan 13.05.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda, toplam alacak 7.797,83 TL, muristen intikal eden ve her bir davacıya düşen 1/8 hisse oranında davalıdan tahsili gereken ecrimisil tutarı ise 974,73 TL olarak hesaplanmış, davacılar vekili, 05.06.2015 havale tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde belirtilen miktarı bilirkişi raporu uyarınca daraltarak, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.949,46 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Ancak, Mahkemece toplam 7.797,83 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilerek, davacının talebi aşılmıştır.
O halde, az yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde, Mahkemece taleple bağlılık kuralı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken zuhul ile talepten fazlasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
2. Yine, bilindiği üzere, ecrimisil tutarı, ilk dönem ecrimisil tutarının belirlenip, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere hesaplanması gerekirken, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca geriye dönük olarak hesaplama yapılmış olması doğru olmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilerek yukarıda açıklandığı şekilde Daire uygulamalarına uygun şekilde emsallere göre ecrimisil hesabı yapılmak üzere bilirkişi raporu alınarak usuli müktesep hak da gözetilmek suretiyle ecrimisil talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumlar karşısında, mahkemece talepten fazlasına hükmedilmesi ve ecrimisil hesaplanmasında az yukarıda bahsi geçen ilkeye aykırı hareket edilmesi nedeni ile, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekir iken, Dairenin 22.11.2018 tarihli ve 2018/14685 Esas, 2018/19123 Karar sayılı onama ilamının maddi hataya dayalı olduğu bu sefer yapılan incelemede anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüne, açıklanan nedenlerle, Dairenin 22.11.2018 tarihli ve 2018/14685 Esas 2018/19123 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 442/3. maddesi gereğince kabulüne; Dairenin 22.11.2018 tarihli ve 2018/14685 Esas, 2018/19123 Karar sayılı Onama ilamının KALDIRILMASINA, hükmün açıklanan gerekçelerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 08.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.