Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/1832 E. 2019/9027 K. 15.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1832
KARAR NO : 2019/9027
KARAR TARİHİ : 15.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın davalı … yönünden husumetten reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabul kısmen reddine dair kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25/09/2018 tarihli ve 2018/2309 Esas, 2018/16229 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, vekil edenlerinin 549 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduklarını, davalıların 546 parsel sayılı taşınmaza inşa ettikleri yapıların vekil edenlerinin taşınmazlarına taştığını belirterek, davalıların dava konusu taşınmaza yaptıkları müdahalenin önlenmesine ve müdahale edilen yerdeki taşkın yapıların yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, temliken tescil savunmasında bulunarak davacılar ile aralarındaki anlaşma uyarınca taşınmazın kullanıldığını ayrıca evlerin imar uygulamasından önce yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ilk hükümle, davalıların, kadastro bilirkişisi raporunun ekli krokisinde gösterilen yerlere yaptıkları müdahalesinin önlenmesine ve taşkın yapıların kal’ine, dava konusu tecavüzlü alanda bulunan ağaçların kal talebinin reddine karar verilmiş, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, 1. Hukuk Dairesinin 04.06.2013 tarihli ve 2012/12468 Esas 2013/9220 Karar sayılı ilamı ile, “… taşkın yapı ile iki komşu taşınmaz fiilen birleşmekte, iktisadi bir bütün oluşturmaktadır. Olayın bu özelliği itibariyle taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği uygulamada ve bilimsel alanda ortaklaşa kabul edildiği üzere, taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir.Bu durumda, taşınmazların miras yoluyla veya temliken intikal etmesi halinde yeni malikler de maddede belirtilen haklardan yararlanabildikleri gibi borçlardan da sorumlu tutulurlar. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma yapılması, taşınmazların oluşumuna esas tüm kayıtların getirtilmesi, taşınmaz üzerindeki binaların ne zaman yapıldığının araştırılması, iyiniyet iddialarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Kabule göre de; davalılardan … yönünden olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir …” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı … bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine, taşkın yapıların yıkılmasına, ağaçların yıkılması talebinin reddine dair verilen kararı taraf vekilleri temyiz etmiş, hükmün Dairenin 25.09.2018 tarihli ve 2018/2309 Esas, 2018/16229 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine, ilama karşı davalılar vekili süresinde kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair karar düzeltme istemleri yerinde görülmemiştir.
2. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Bilindiği üzere, Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
Somut olayda, mahkemece verilen ilk hükümde, dava konusu yerdeki yapıların kal’ine ancak dava konusu tecavüzlü alanda bulunan ağaçların kal talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Hukuk Dairesi, bahsi geçen hükmü, davalıların temyiz sebepleri kapsamında inceleyerek, hükmün temyiz sebepleri ve temyiz eden taraf kapsamında bozulmasına karar vermiştir. Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde, ilk hükümdeki gibi, dava konusu yerlere el atmanın önlenmesi ve yapıların kal’ine karar verilmiş, dava konusu taşınmazda bulunan ağaçların kal talebinin ise reddine karar verilmiştir. Bu defa, hüküm davalılar vekili ile davacılar vekili tarafından, kal talebinin reddine karar verilen ağaçlar ile ilgili ve vekalet ücretine hasren temyiz edilmiştir. Dairece, davacılar vekilinin ağaçlara ilişkin temyiz talebi kabul edilerek, davacıların yıkılmasını istediği ağaçların yerinin ve dava konusu taşınmaza tecavüzlü olup olmadığının belirlenmesi, davalılar tarafından yapıldığının anlaşılması halinde sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Ancak, açıklandığı üzere, Mahkemece verilen ilk hükümde ağaçlara yönelik kal talebi reddedilmiş ve davacılar vekili ret hükmüne karşı temyiz yoluna başvurmamıştır. Bu durumda, ağaçların kal’inin reddine yönelik hüküm, davalılar lehine kazanılmış hak kapsamına girmiştir.
Bu durum karşısında, ağaçlara ilişkin ret hükmünün davalılar lehine kazanılmış hak olması nedeni ile bu hususun bozma nedeni yapılması doğru görülmediğinden Dairenin 25.09.2018 tarihli ve 2018/2309 Esas, 2018/16229 Karar sayılı ilamının 2. bendinde yer alan ağaçlara yönelik bozma nedenlerinin bozma ilamından çıkarılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan, davalılar vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairenin 22/02/2018 tarihli ve 2015/16534 Esas, 2018/2693 Karar sayılı BOZMA ilamındaki, (2) nolu bendin ilamdan çıkarılmasına, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 15/10/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.