YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2040
KARAR NO : 2020/5064
KARAR TARİHİ : 10.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Men’i Müdahale veYıkım, Karşı Dava: Temliken Tescil(TMK md 724)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın asıl davada davalılardan TC Vakıflar Genel Müdürlüğü ile …, … ve … yönünden kısmen kabulüne, davalılardan … yönünden reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalılardan … vekili, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı davada, maliki olduğu 69 ada 57 parsel sayılı taşınmaza, tapuda 1/3 hisselerle malik olan davalılardan …, … ve …’a ait 69 ada 60 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın; tapuda tam mülkiyeti davalılardan Vakıflar Bankası A.O. adına kayıtlı olan 60 ada 40 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bahçe duvarı ve bahçenin; tapuda tam hissesi davalılardan … adına kayıtlı bulunan 69 ada 56 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın kısmen kendisinin maliki bulunduğu 69 ada 57 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğunu açıklayarak davalılara ait 69 ada 60 parsel, 60 ada 40 parsel ve 69 ada 56 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki bina ve duvar gibi tecavüzlü yapılardan kaynaklanan elatmaların önlenmesini ve tecavüzlü yapıların kal’ini talep etmiştir.
Davalılardan … ve … vekili karşı dava talebini de içeren cevap dilekçesinde müvekkillerinin 24.11.1989 tarihinde taşınmazı zemindeki mevcut bina ile birlikte ve iyiniyetle satın alarak edinmiş oldukların, satış tarihinden sonra da taşınmaz üzerindeki binada herhangi bir ilave yapı yapmayıp taşınmazı olduğu gibi kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davada ise kendilerine ait anılan taşınmazdaki binanın davacının taşınmazına taşkın kısmının 2,10 m2 olup bu kısmın taşkın olması nedeniyle kal’ine karar verilmesi halinde tüm binanın zarar göreceğini, binanın taşkın kısmının yapı değerinin taşan kısmın zemin değerinden oldukça fazla olduğunu, müvekkillerinin iyiniyetli olduklarını açıklayarak müvekkillerine ait binanın, davacıya ait 69 ada 57 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olan 2,10 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile bu kısmın vekil edenleri adına temliken tapuya tescilini talep etmiştir.
Diğer davalılar ise kendilerine usulüne uygun tebligatlara rağmen davaya karşı cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemece, toplanan deliller ile yapılan keşif neticesi alınan bilirkişi raporlarından 69 ada 40 sayılı parsel üzerinde bulunan duvarın 3,91 m²’lik kısmı ile, 69 ada 60 sayılı parsel üzerinde bulunan binanın 5,28 m²’lik kısmının dava konusu 69 ada 57 sayılı parsele müdahalesinin bulunup bu müdahalelerin haksız ve hukuka aykırı olduğunun, 69 ada 56 sayılı parselin ise herhangi bir haksız müdahalesinin bulunmadığının anlaşılması neticesinde hukuka aykırı müdahalenin önlenmesi ile dava konusu taşınmaza müdahalesi bulunun 40 sayılı parsel malikine ait duvarın kal’ine karar vermek gerektiği, buna karşın her ne kadar 69 ada 60 sayılı parsel malikine ait yapının dava konusu taşınmaza müdahalesine ilişkin bölümün kal’i talep edilmişse de taşınmazın taşkın kısmında yapının ana kolonlarının bulunduğu, taşkın kısmın kal’i durumunda yapının statik açıdan emniyetli olmayacağı, yapının içerisinde bulunan kolonlara kadar yıkılmasının gerektiği, taşkın kısmın 5,28 m² olmasına rağmen taşkınlığın giderilmesi için 46,50 m² yıkılmasının gerektiği, bu durumda da fahiş zararların doğacağı kanaatiyle bu parsele ilişkin kal talebinin reddinin gerektiği, Karşı dava yönünden ise 69 ada 60 parsel malikleri taşkın kısmın temliken tescilini talep etmişse de, temliken tescil kararı verilebilmesi için MK’nin 725 maddesi gereği imar durumunun uygun olması,davalıların iyi niyetli olması,binanın yıkımının fahiş zarar doğurması, yapı değerinin zamin değerine nazaran daha fazla olması, taşkın bölümün ifrazınında yasal olarak mümkün bulunması gerektiği, fen bilirkişisi ve Silifke Belediye Başkanlığının 22.05.2015 havale tarihli yazısında taşınmazların imar adası içerisinde imar durumlarına göre kat yüksekliğinin farklı olduğu için 3194 sayılı İmar Kanununun 15 ve 16 maddelerine ve Tip İmar Yönetmeliğinin 17.maddesi hükümlerine göre ifrazının mümkün olmadığının anlaşılması nedeniyle temliken tescil talebinin reddinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile; 69 ada, 60 parsel ile 69 ada, 40 parselin dava konusu 57 nolu parsele ilişkin müdahalenin önlenmesine; Fen bilirkişisi …’in 24/03/2015 havale tarihli raporunda belirtilen ve B harfi ile gösterilen duvarın kal’ine, A harfi ile gösterilen binanın kaline ilişkin talebin reddine; davalı … hakkında açılan davanın reddine; karşı davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili, davalılardan TC. Vakıflar Bankası A.O. vekili ve davalılardan … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve kal isteğine, karşı dava TMK’nin 724. maddesine dayalı temliken tescil isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılardan TC. Vakıflar Bankası A.O. vekilinin ve davalılardan … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin, dava konusu taşınmazlardan 69 ada 60 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklanan kal talebinin reddine dair temyiz itirazlarına gelince, fahiş zarar kavramı yasalarda tanımlanmamış olmakla birlikte bu kavramın belirlenmesinde yıkımı istenen muhdesatın milli ekonomi için ifade ettiği değer ve inşaatın özellikleri itibarıyla korunması gerekip gerekmediği önem taşır.
Salt binanın rayiç değerinin zeminin değerinden yüksek olması, kal’i istenen yapının taşkın kısmının yıkımının binanın statiğini bozacak olması, tecavüzlü yapıdaki taşkınlığın giderilmesi için yapının fiziki durumu nedeniyle tecavüzlü kısımdan fazla bir yapı bölümünün yıkımının gerekmesi, yıkımın fahiş zarar doğuracağını göstermez.
Somut olayda, az yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalılardan …, … ve …’a ait 69 ada 60 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın korunmaya değer olup yıkımının fahiş zarar doğuracağını söyleyebilme olanağı yoktur. Bu nedenle dosyada keşfe katılan fen bilirkişi … tarafından tanzim edilen gerek 24.03.2015 havale tarihli asıl fen raporunda ve eki olan krokide ve gerekse 14.05.2015 tarihli ek fen raporunda ve eki olan krokide açıklanmış olan ve krokilerde 69 ada 60 numaralı parsel üzerinde (A) harfi ile ve yeşil boyalı olarak gösterilen 5,28 m2’lik taşkın bina kısmının kal’ine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde bu kısım yönünden kal talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan TC. Vakıflar Bankası A.O vekilinin ve davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 576,47 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.618,66 TL’nin davalı … Müdürlüğünden alınmasına, 549,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.645,43 TL’nin de davalı …’tan alınmasına ve davacıdan alınan peşin harcın istek halinde geri verilmesine 10.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi .