Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/2376 E. 2019/7576 K. 16.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2376
KARAR NO : 2019/7576
KARAR TARİHİ : 16.09.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı, Maddi Tazminat

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 16.01.2019 tarihli ve 2016/18386 Esas, 2019/440 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Dava dışı … vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, evlilik birliği içinde edinilen 12407 parselde kayıtlı taşınmaz sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL alacağın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 18.12.2015 tarihinde talebini 73.024 TL olarak artırmıştır.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 73.024 TL alacağın dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 2016/18386 Esas, 2019/440 Karar sayılı ilamıyla karar onanmış, dava dışı … vekili kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin temyizi sonrası, Dairece onama kararı verildiği, karar düzeltme isteminde bulunan üçüncü kişinin karardan sonra 29.01.2016 havale tarihli dilekçesiyle, kendilerine temyiz hakkı tanınmasını talep ettiği, Mahkemece bu talebiyle ilgili herhangi bir karar verilmediği, … 3. İcra Müdürlüğünün 2013/15 Esas sayılı dosyasında, alacaklının üçüncü kişi, … borçlunun ise davalı … olduğu, hükümle birlikte satış bedelinin depo edilmesine ilişkin verilen karar üçüncü kişi aleyhine olup, karar tebliğ edilmediğinden karardan haberdar olmadığı, oysa hüküm aleyhine olduğundan üçüncü kişinin temyiz etmekte hukuki yararının bulunduğu, üçüncü kişinin karar düzeltme dilekçesi adı altında sunduğu dilekçesinde, satış bedelinin depo edilmesine ilişkin kısmın bozulmasını istediği anlaşılmakla, üçüncü kişinin bu talebinin temyiz dilekçesi olarak değerlendirilmesi gerekmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 04.12.2014 havale tarihli dilekçesiyle, davaya konu taşınmazın satıldığını, bu satıştan elde edilen bedelle dava dışı 199 ada 7 parselde kayıtlı taşınmazın alındığını, alacaklarının teminat altına alınması için dava dışı bu taşınmaz üzerine tedbir konulmasını talep ettiği, Mahkemece 17.03.2015 tarihli celsede, dava dışı 199 ada 7 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine tedbir şerhi konulmasına karar verildiği, İcra Dairesince üçüncü kişinin alacaklısı olduğu icra dosyası için, tedbir konulan taşınmazın satışına engel bir durum olup olmadığının sorulduğu, Mahkemece satışa engel durum olmadığının İcra Dairesine bildirilmesi üzerine, davacı vekilince bu kez de, satış bedeline tedbir konulmasının talep edildiği, bu talep üzerine Mahkemece, 26.01.2016 tarihli karar celsesinde, kararla birlikte taşınmaz üzerindeki tedbirin devamına bu tarihten önce satışa karar verilmesi halinde satış bedelinin dosyada depo edilmesine karar verildiği, İcra Müdürlüğünce satış bedeli olan 132.500 TL’nin dosyada depo edileceğinin bildirildiği, ihale alıcısı adına işlem yapılmasında sakınca olup olmadığının Mahkemeden sorulduğu, Mahkemece 02.03.2016 tarihinde asıl alacak ve faiz toplamı 93.397.69 TL lik kısma yönelik tedbirin devamına karar verildiği anlaşılmaktadır. HMK’nin 389/1 maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bu nedenle, mahkemece dava konusu edilmeyen taşınmaz hakkında verilen tedbir kararı doğru görülmemiş, fakat bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, üçüncü kişinin talebi temyiz talebi olarak değerlendirildiğinden, davacı için verilen onama kararının kaldırılarak, üçüncü kişinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Dairemizin 16.01.2019 tarihli ve 2016/18386 Esas, 2019/440 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan nedenlerle “2. Mahkememizin 15.07.2015 tarihli kararı ile dava konusu taşınmaz üzerindeki tedbirle birlikte satılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, dava konusu taşınmaz üzerine mahkememizin 17.03.2015 tarihli ar akararı ile verilen tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, 3. … 3.İcra Müdürlüğünün 2013/15 Esas sayılı dosyası ile dava konusu taşınmazın satışına bugünün tarihi olan 25.01.2016 tarihinden önce karar verilmesi halinde satış bedelinin dosyada depo edilmesine, “bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, HMK’nin 370/2. (HUMK’un 438/7) maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme iseteyene iadesine, 16.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.