Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/2430 E. 2021/5099 K. 15.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2430
KARAR NO : 2021/5099
KARAR TARİHİ : 15.06.2021

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin elatmanın önlenmesi ve kal talebi ile ilgili olarak mahkemenin görevsizliğine, tazminat talebinin reddine ilişkin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.06.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. … ile karşı taraftan davalı vekili Av. Ceyda Koçer geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan B Bloktaki altı adet bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının ise 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan A ve C Bloklardaki yapıların maliki olduğunu, davalıya ait A ve C Bloklarda kitle olarak tabir edilen ruhsatsız kaçak yapılar yapıldığını, davalının ortak alana müdahale ettiğini ve projeye aykırı şekilde kullandığını, vekil edeninin bu eklentiler nedeniyle inşaat ruhsatını yenileyemediğini ve inşaatını tamamlayamadığını açıklayarak, davalının müdahalesinin men’ine, projeye aykırı imalatların kal’ine, projeye aykırılık nedeniyle ruhsat alınamadığından dolayı uğranılan zararın tazminine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, yıkımı istenen yapıların vekil edeni tarafından 02.11.2001 tarihinde mevcut hali ile satın alındığını, davacının uğradığını iddia ettiği zarar ile vekil edeninin ilgisi olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, davacının müdahalenin önlenmesi ve kal talebine ilişkin dosyanın ayrılarak görevsizlik kararı ile sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine, tazminat talebinin reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi üzerine, bu kez hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı vekilinin, elatmanın önlenmesi ve kal talebi hakkındaki ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararına dair istinaf talebinin esastan reddine ilişkin temyiz isteğinin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-a.3 maddesinde, mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması halinde bölge adliye mahkemesi tarafından davanın esası incelenmeden dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği; aynı şekilde 362/(1)-c maddesinde de, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 23/2. maddesinde ise, bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar, hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler, amacına uygun olarak yorumlandığında, HMK’nin bölge adliye mahkemelerine ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisine ilişkin olarak kesin nitelikte karar verme ve uyuşmazlık çıkması halinde kesin olarak çözümleyen karar verme yetkisi tanıdığı, buna göre anılan Kanun ile görev hususunun en geç bölge adliye mahkemesi kararıyla çözümlenmesi sisteminin benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, HMK’nin 355. maddesi kapsamında görev hususunu inceleyen bölge adliye mahkemesi kararına karşı özellikle HMK’nin 362/(1)-c maddesi karşısında temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmalıdır.
Diğer taraftan, 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7251 sayılı Kanun’la, ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkiye ilişkin kararları ile ilgili olarak 6100 sayılı Kanun’un 362. maddesinin (c) bendi değiştirilmiş, hüküm “Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar” şeklinde daha açık hale getirilmiş, bu husustaki tereddütler de giderilmiştir. Yine 362. maddeye bir fıkra eklenerek, “353. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı” hüküm altına alınmış, eklenen bu fıkra ile 353. madde hükmü arasında da uyum sağlanmıştır.
Somut olayda; elatmanın önlenmesi ve kal talebi ile açılan davada verilen görevsizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğuna ve Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verildiğine göre, İlk Derece Mahkemesinin göreve ilişkin kararını, istinaf başvurusu üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararı HMK’nin 362/(1)-c maddesi gereği kesin nitelikte olup, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün olmadığından, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin, tazminat talebi hakkındaki ilk derece mahkemesinin ret kararına dair istinaf talebinin esastan reddine ilişkin temyiz isteğinin incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin, elatmanın önlenmesi ve kal talebi hakkındaki ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararına dair istinaf talebinin esastan reddine ilişkin temyiz dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nin 362/(1)-c maddesi uyarınca REDDİNE, davacı vekilinin tazminat talebi hakkındaki ilk derece mahkemesinin ret kararına dair istinaf talebinin esastan reddine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.050,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 15.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.