Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/2719 E. 2019/5031 K. 14.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2719
KARAR NO : 2019/5031
KARAR TARİHİ : 14.05.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili; otel inşaatı sırasında şantiyede haczedilen makinelerin borçlu tarafından fatura düzenlenerek müvekkiline iade edildiğini, mahcuzlar üzerinde istihkak iddia ettiklerini, davanın kabulü ile alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu vekili; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; haciz adresinin borçlu adresi olmadığı, ancak borçlu şirket yetkilisinin haciz mahallinde hazır bulunduğu, bu nedenle mülkiyet karinesi borçlu, dolayısı ile alacaklı yararına olup, ispat yükünün üçüncü kişi üzerinde olduğu kabul edilerek, üçüncü kişi defterleri üzerinde yapılan incelemede, iade faturası düzenlendikten sonra iade işlemi yapılmadan haciz yapıldığı, faturaların elektronik ortamda düzenlendiği, bu nedenle sonradan düzenlenmesinin mümkün olmadığı, defter kayıt ve belgelerinin birbirini doğruladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; borçlu hakkında … 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/532 Esas sayılı dosyasında açılan iflas erteleme davasında tensiple 21.07.2014 tarihinde borçlu aleyhine yapılan takiplerin durmasına karar verilmiş ve 28.09.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında borçlu tarafından bu karar sunulmuş olmasına rağmen, alacaklı vekilinin talebi üzerine haciz yapılmıştır. Haciz sırasında takipte taraf olmayan ve hacizde de hazır bulunmayan üçüncü kişinin haczi sonradan öğrendiğini iddia ederek dava açtığı anlaşılmaktadır.
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. … 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/420 Esas sayılı dosyasında 01.10.2014 tarihinde verilen kararda; dava konusu haczin borçlu aleyhine yapılan takiplerin durmasına ilişkin … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi kararına rağmen usulsüz olarak yapıldığı gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş olduğundan, davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken kabulü doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 15,20 TL’nin temyiz eden davacı üçüncü kişiden alınmasına, peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya iadesine, 14.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.