YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3162
KARAR NO : 2021/3768
KARAR TARİHİ : 21.04.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.05.2018 tarihli ve 2016/265 Esas, 2018/280 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili; İstanbul ili, Maltepe ilçesi, 411 ada, 19 parsel sayılı 420 m² yüzölçümlü taşınmazın farklı kişilere ait toplam 480/7680 hissesi için İstanbul Defterdarının kayyım tayini edildiğini, dava konusu yerin 370,00 m²’sinin 1982 yılından beri … tarafından yol olarak kullanılıp işgal edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.01.2011-31.05.2016 tarihleri arası toplam 8.005,00 TL ecrimisilin ödenmesini istemiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 7.189,8 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. Yapılan kanun yolu incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince (2018/1627 E, 2019/253 K); davaya konu taşınmazın ana arter niteliğinde olan E-5(D 100) Karayolu ve yan yolda kaldığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırlarında bulunan ve ana arter niteliğindeki taşınmaz için yetki ve sorumluluğun davalı İdareye ait olduğu, kayyımla idare edilen toplam 480/7680 pay yönünden taşınmaza kamulaştırma yapmaksızın el atıldığı, davacı tarafın davalıdan ecrimisil talep edebileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yöntemine uygun ve denetime açık olduğu belirtilerek, davalı vekilinin istinaf talebi esastan reddedilmiştir. Karara karşı ise yine davalı vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nin 362. maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde “Miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL’lik kesinlik sınırı da 2019 yılı itibariyle 58.800 TL olarak uygulanmaya başlanmıştır.
Somut olayda; temyiz eden davalı vekilinin temyiz ettiği dava değerinin 7.189,8 TL olduğu, 2019 yılı itibariyle de bu miktarın temyiz kesinlik sınırı olan 58.800 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı HMK’nin 362. maddesi uyarınca 2019 yılı itibariyle miktar ve değeri 58.800,00 TL’yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan değerden REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.